->"Her Yıl O Hafta" istatistiği eklendi (23.10.2008)<-     ->"Rakipler ve Belalıları" İstatistiği eklendi (17.10.2008)<-     ->1. Ligde yaptığımız maçlar 100dönümlerine eklendi (26.02.2008)<-     ->Hava Durumu bölümü eklendi (31.01.2008)<-     ->"Seri Sonu" istatistikleri eklendi (30.12.2007)<-     ->Yılın Futbolcusu Anketine son yedi günde aldığı oy sayısı eklendi (08.12.2007)<-     ->Okumalık bölümü arama motoruna eklendi (07.12.2007)<-
 
 
 Basit Arama Sonuçları
Arama sonuçları ekranına geri dön  
Röportajlar içerisinde " Kayserispor" anahtar kelimesinin bulunduğu kayıtlar;

08.10.2004-Cem Onuk ve Oğuz Çetin

Cem Onuk ve Oğuz Çetin ile Dobra Dobra

Ankara Gençlerbirliği Spor Kulübü’nün son beş sezonu önemli başarılarla dolu. Bu sezon ise dibe vurduk gibi: 8. hafta sonunda, 8 puanla 13. sıradayız. UEFA Kupası’nda ise elendik. Ersun Yanal’ın takımdan ayrılmasının ardından yeni hocanın kim olacağı konusunda önemli tartışmalar yapıldı. Olasılıklar arasında öne çıkan Erdoğan Arıca adına karşı çıkanların sayısı azımsanmayacak kadar da çoktu. Ne var ki kongrede bütün sorumluluğu üzerine aldığını söyleyen ve iktidarından sual olunmaz “duayen” başkan Arıca’nın geleceğini muştuladı. Ancak beklenen olmadı, Arıca takımı istenen düzeye çıkaramadığı gibi aldığı düzeyde tutmayı da başaramadı. UEFA Kupası’nda Gençlerbirliği’nin Yunan Egaleo takımına elenmesi ile yeni hoca arayışları da başlamış oldu. Yaklaşık bir hafta süren yeni bir tartışma döneminin ardından İlhan Cavcav bir kere daha herkese rağmen kendi istediği hoca ile anlaştı. Takımın başına Oğuz Çetin getirildi. Hem süreci, hem yakın geçmişi hem de geleceği konuşmak için kalktık Gençlerbirliği tesislerine gittik. Önce menajer Cem Onuk ile daha sonra da bir günlük teknik direktör Oğzu Çetin ile sohbet ettik. Aslında her şeyin berrak olduğunu söylemek olanaklı değildi. Yeni hocanın seçimi ile, daha önceki tercihlerle ilgili pek çok karanlık nokta bulunuyordu. Biz de bu nedenle Cem hoca ile bunları konuşarak başlamanın yerinde olacağını düşündük:

Alkaralar: Hocam, 100 kadar aday olduğu söyleniyor ve siz arasından gidip Oğzu Çetin’i seçtiniz. Bu konuda muhaliflerin de olduğu biliniyor. Kaldı ki daha önce adı geçen Aykut Kocaman’ın deneyimsiz olduğunu ileri sürmüştü kulüp, şimdi yine deneyimsiz birini göreve getiriyorsunuz. Bu süreç nasıl gelişti?

Cem Onuk : Doğrudur, 100 civarında aday arasından seçtik Oğuz hocayı. Ben de en başta adı geçtiğinde Oğuz Çetin’e muhalif olanlardanım. Ama hemen bir araştıralım sorup soruşturalım da dedim. Bunca yıldır bu işin içindeyiz hepimiz, hemen kestirip atmanın doğru olmadığını da biliyoruz. Öncelikle şunu söyleyeyim adaylar arasıda ünlü ya da bilindik yabancı hocalar da vardı. Ancak bu hocalar bizim sınırlarımız aşan hocalardı. Bu nedenle bu hocalardan vazgeçmek zorunda kaldık. Yerli hocalar arasında da Gençlerbirliği’ni taşıyabilecek pek fazla aday yoktu. Oğuz Çetin ile ilgili olarak da daha önce çalıştığı kulüplerden bilgi aldık. Bizim çocuğumuz olan Ümit Özat ile konuştuk, onun görüşleri bizim için önemlidir. Kayserispor’dan arkadaşlarla fikir alışverişinde bulunduk. Hatta burada, Gençlerbirliği’nde, onunla çalışmış arkadaşlar vardı onların görüşünü aldık. Sonunda Gençlerbirliği’nin karakterine uyacağına, ihtiyacımız olan birlik ve beraberlik ruhunu yaratabileceğine inandık.

Alkaralar: Deneyim konusu, daha önce Aykut Kocaman adı geçerken deneyimsiz olduğunu söylemiştiniz. Oğuz için de aynı durum söz konusu değil mi?

Cem Onuk : Bakınız, Aykut Kocaman’ın teknik direktörlük kariyeri o zaman İstanbulspor ile sınırlıydı. Oysa Erdoğan Arıca’nın küçümsenemeyecek bir kariyeri vardı. Bu iki ad arasında seçim yaparken bunu gözönünde bulundurmamız gerekiyordu. Belki Arıca seçimi de riskli bir seçimdi ama Aykut seçimi kadar da değildi. Ama şimdi Malatyaspor’da da bir şeyler başardı, bundan sonra Aykut da bizim için gelecekte olası hocalarımızdan biridir. Mesela bugün Ziya Doğan’ı takımın başında görmek isteriz, kendini ispatlamıştır. Ama o günün koşullarında Aykut Kocaman’ı seçmek bize doğru bir karar olarak görünmedi. Oğuz kariyeri olmadığı konusunda da haklı olabilirsiniz, ancak biz yaptığımız araştırmada onun yeterli olduğunu gördük. Bize başarabilecek biri olarak göründü. Yanılabiliriz, bizim de yanılma payımız var ancak bunca yıldır da bu işin içinde kişiler olarak bilgimize, deneyimimize, sezgilerimize güveniyoruz. Arıca konusunda da nedense bir uyuşmazlık oldu. Yetersizlik oldu, kendisinin kötü bir hoca olduğuna hâlâ inanmıyorum. Ama olmadı. Bir de Mesut Bakkal’ın adı geçiyordu ama biz onun birinci adam olmaya hazır olmadığı görüşüne vardık. Yani bir de seçeneklerimizi düşünmemiz gerek, aralarından en iyisini seçtik.

Alkaralar: Fenerbahçe lobisinin etkili olduğu söyleniyor, yazılıp çiziliyor...

Cem Onuk : Burası Gençlerbirliği, burada böyle bir şey olmaz. Yerle gök bir olur böyle bir şey olamaz. Gençlerbirliği kendi kararlarını kendi alır. Kaldı ki Oğuz Çetin ile ilgili bilgi almak için Aziz Yıldırım’ı da aradık. Ancak kendisi bize bu gibi konularda konuşmasının doğru olmayacağını söyledi ve başkalarından bilgi almamızı rica etti. Böyle bir şey olması olanaklı değil yani.

Alkaralar: Oğuz Çetin’in yardımcılarına gelelim: Murat Göksu ve Osman Özdemir. Kendi mi seçti yardımcılarını?

Cem Onuk : Kaleci antrenörü Murat Göksu’yu kendi getirdi. Biz de kendisine bizim eski kaptanlarımızdan Osman Özdemir ve Metin Diyadin’i önerdik. Seve seve kabul etti. Ancak Metin Diyadin bunu istemedi. Biz kendisini geleceğin Gençlerbirliği hocası olarak görüyorduk, hâlâ daha da görüyoruz ancak böyle bir zamanda bu görevden imtina etmesi kafamızda soru işaretleri de yarattı. Bu görevi almasını beklerdik. Biz de onun yerine yine uzun yıllardır kulübümüzde çalışan Cengiz Demirel’i görevlendirdik. Bu ekibin iyi bir ekip olacağını düşünüyoruz. Gençlerbirliği’nde oturmuş bir sistem ve kadro da var. Bu sistem ve kadrodan da hocanın faydalanacağını umuyoruz.

Alkaralar: Son olarak da kadroyu soralım. Bu kadro bir yandan bir tür doygunluk yaşıyor gibi bir yandan da bir tür yılgınlık. Değişiklik olacak mı yakın zamanda Gençlerbirliği kadrosunda?

Cem Onuk : Bu konuda haklı olabilirsiniz ama bu oyuncuların tamamı da profesyoneller, bu iş meslekleri. gereğini yerine getirirler. Ancak bu sezon yanlış anımsamıyorsam 7 oyuncumuzun sözleşmeleri sona eriyor. Yeniden anlaşma yollarını ararız. Ancak Gençlerbirliği’nin vitrinini de değiştirmek gerek. Bu yönde de gerekli adımları atacağız. Ayrıca bu sezon için de devre arasında bir yabancı santrfor almayı düşünüyoruz. Takımımız bugün içinde bulunduğu duruma karşın Türkiye’nin en iyi takımlarından biri, en iyi takım kadrolarından birine sahibiz ve bu kadronun yapabileceklerini ortaya çıkarmak şu an için birinci hedefimiz.

Cem Onuk ile sohbetimizi bitirip bu seferde Oğuz Çetin’in yanına seğirtiyoruz. Başı kalabalık yeni hocanın, kabul günü gibi. Tebrike gelenler, gazeteciler, başarı dileyenler... Tanışma faslından sonra karşılıklı oturup başlıyoruz sohbete.

Alkaralar: Hocam Gençlerbirliği’ne geldikten sonra ilk açıklamanızda Gençlerbirliği ruhundan söz ettiniz. Bununla tam olarak neyi kastettiniz? sizin kafanızda Gençlerbirliği deyince ne canlanıyor?

Oğuz Çetin : Aslında iki şeyi kastetmiştim. Dün bir gazete yakalamış ve haber yaptı, sohbete başlamadan siz de söylediniz, benim babam 3 yıl Gençlerbirliği’nde top oynamış biri, hem de en başarılı olduğu bir dönemde. Gerçi ben böyle şeyleri konuşmayı, ortaya dökmeyi seven biri değilim ama ortaya çıktı bir kere. Daha sonra evlilik nedeniyle ayrılmış. Dolayısıyla bizim evimizde her zaman Gençlerbirliği oldu. Babamın futbol anılarında Gençlerbirliği’nin de önemli bir yeri vardı ve biz de bu vesile ile Gençlerbirliği’nin ne demek olduğunu az çok biliyorduk. Ben de bir futbolcuydum, bu nedenle de Gençlerbirliği ile ilgili pek çok şey öğrendim. Ben daha bir yıllık profesyonel futbolcu iken bana ilk transfer teklifini yapan İlhan Cavcav’dır. O günden bugüne hep bağımız, ilişkimiz olmuştur. 23 yıl sonra teknik direktör olarak beraber çalışma şansını yakaladık. İkincisi ise futbolu ile ilgili idi. Gençlerbirliği’nin belli bir futbol karakteri var. Herkesçe malum olan. İşte o futbolu geri getirmeye çalışacağız.

Alkaralar: Madem konu buraya geldi hemen soralım, Gençlerbirliği’ndeki hedefleriniz neler, ne yapmayı amaçlıyorsunuz?

Oğuz Çetin : Ben gerçekçi bir insanım, şu an için ne desem boş. Hedefimiz şudur demek farazi konuşmak olur. Ancak bugün için önümüzde duran gerçekler de var. UEFA Kupası’ndan elenmiş, bütünlüğünü yitirmiş bir takımla karşı karşıyayız. Elbette Türkiye Kupası Gençlerbirliği’nin doğal hedefidir, ancak ligde şunu hedefliyoruz demek için bugün erken. Bunun için birkaç hafta beklemek gerek. Şimdi kasetleri izliyoruz. Eldeki verileri değerlendiriyoruz. Daha sonra da işe girişeceğiz. Ancak önceliğimiz Gençlerbirliği futbol takımının kendine güvenini yeniden kazandırmak. Takım olma duygusunu yeniden yaratmak. Ancak bunun yanı sıra puan da almamız gerekiyor. Bunun için de önümüzdeki üç, dört maç çok önemli. Takımın teknik-taktik ya da kondisyon eksikliklerini giderirken, içinde bulunduğu ruhsal durumu tamir ederken aynı zamanda kendine güvenini yeniden kazanmasını sağlayacak puanları da almamız gerek. Bu kısa süreci atlattıktan sonra kendimize daha gerçekçi hedefler koyabiliriz.

Alkaralar: Daha genel soralım o zaman. Teknik direktörlük kariyerinizde iki deneyiminiz var. Fenerbahçe ve Kayserispor. Aslında ikisinde de başarılı olduğunuz söylenemez. Oğuz Çetin’in teknik direktör olarak amacı nedir? Ne yapmak istiyor?

Oğuz Çetin : Fenerbahçe’nin koşulları değişikti. Mustafa Denizli ile ilk sezon şampiyon olmuştu Fenerbahçe. İkinci sezon ise pek çok sorun oldu ve takım başarısız olmaya başladı. Ardında Lorant geldi ve düşüş o zaman da devam etti. Lorant görevinden ayrıldığında bana teklif yapıldı. Aslında kabul etmemem gerekirdi, ancak camianın içinden gelen biri olarak görevden de kaçamadım. Takım bir düşüş içindeydi ve toparlayabileceğimi düşündüm ama olmadı. Çok çeşitli gerekçeleri var bunun. Kayseri de ise son haftalara kadar iddialı idik. İkinci yarı göreve gelmiştim ve ilk yarıdan 3 puan fazla topladık. Daha fazlasını da toplayabilirdik, ancak son haftalarda iddiamız kalmayınca son üç maçın ikisini kaybettik. O zaman kadar da hiç yenilmemiştik. Ancak şunu da söylemek isterim. İstanbul’daysanız ya da Anadolu’da iseniz çalışma koşullarınızı etkileyen çok fazla şey oluyor. İstanbul’da iseniz işinize karışan, karışmak isteyen ya da gerçek dışı işlerle uğraşanlar olabiliyor. Anadolu’da çalışma koşullarınız istediğiniz gibi olmayabiliyor. Bunlar Türkiye futbolunun gerçekleri. Ancak Gençlerbirliği’nde durum bambaşka. Burada her şey oturmuş. Bir ekip var, kullanmak isteyebileceğiniz, işinize yaracak her türlü olanak mevcut. Size düşen işinizi yapmanız yalnızca. Biz de bunu yapacağız.

Alkaralar: Türkiye futbolunun gerçeklerinden söz ettiniz. Gerçekten nedir Türkiye futbolunun durumu, umut var mı?

Oğuz Çetin : Doğrusunu söylemek gerekirse pek de iyi olduğunu söyleyemeyiz. Çok derin farklılıklar var bir kere takımlar arasında. Bu uçurumun kapatılması gerek. Ancak olanaklı gibi görünmüyor, bu arayı kapatabilecek birkaç takım var gibi. Ayrıca İstanbul’da medya, kulüpler ve taraftarlar arasında karmaşık bir ilişkiler ağı var. Kökleşmiş bir ağ bu. Bunun da olumsuz etkileri olabiliyor. belli yerleşmiş koşulları kırmak oldukça güç. Gençlerbirliği başka yerlerle karşılaştırıldığında her bakımdan her insanın çalışmak isteyebileceği bir yer. İnsana işini yapması için ne gerekiyorsa sağlanmış. Ayrıcalıklı bir yeri var.

Alkaralar: Konusu açılmışken onu da soralım o zaman. Gençlerbirliği’nde gelen hoca kullansın kullanmasın belli çalışmaların, ölçümlerin, değerlendirmelerin kulübün çalışanlarınca yapıldığı söylenir. Bunlardan yararlanacak mısınız?

Oğuz Çetin : Elbette! Bakın arkadaşlar, bazıları bu türden çalışmalarını ortaya dökmeyi sevebilir, insanların gözüne sokabilir. Ancak ben en başta da dediğim gibi yaptıklarımı pazarlamayı, dillendirmeyi seven biri değilim. Buradakine benzer bir yapının Fenerbahçe’de yardımcı antrenör iken kurulmasında çok emeğim geçti. Belki benim işim değildi ama çok uğraştım. Bu türden çalışmaların ne kadar yararlı ve gerekli olduğunu da biliyorum. Gençlerbirliği’ne gelmem gündeme geldiğinde de bu türden verileri toplamaya başlamıştım. Şimdi de ilk önce oyuncularla ilgili gerekli testlerin yapılmasını öngördük. Takımın ne durumda olduğunu en iyi biçimde görmeliyiz ki buna göre hareketlerimizi belirleyebilelim.

Alkaralar: Oğuz Çetin’in bir teknik direktör olarak amacı ne? Nereye gidiyor kariyeri ya da nereye gitsin istiyor?

Oğuz Çetin : Benim öyle büyük takımlara gideyim, milli takım hocası olayım diye öncelikli bir amacım yok. Benim öncelikli amacım mesleğimi en iyi biçimde icra etmek. Gereklerini yerine getirmek ve başarılı olmak. Başkaca da bir beklentim, amacım yok. Gençlerbirliği’nde de bu işe ya başarısız olursam diye başlamıyorum. Bunun hiç kimseye bir yararı olmaz. Elimizden gelenin en iyisini yapmak üzere başlıyoruz ve bu amaç doğrultusunda çalışacağız. Göreceksiniz sonunda da başarılı olacağız.

Alkaralar: Gençlerbirliği’de bir tür tek adamlık olduğu söylenegelir. İlhan Cavcav tek yetkili olarak görülür her konuda. Hatta sırf bu gerekçe ile bazı hocaların Gençlerbirliği’ne gelmek istemedikleri söylenir, bilinir. Böyle biri ile çalışmak, bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz?

Oğuz Çetin : Bu konularda sürekli bir şey söylenir. Ama şunu düşünmek gerek: İlhan Cavcav bunca yıldır bu işin başında ve Gençlerbirliği Spor Kulübü’nü bu noktaya getirmiş. Böyle bir insana çalışmak ne kadar güç olabilir. Tam tersine böyle biri, bu kadar deneyimli biri olsa olsa birtakım konularda sizin işinizi kolaylaştırır. Zorlaştırmaz, zorlaştıramaz. Ben bir sorun yaşanacağını sanmıyorum. Zaten dediğim gibi burada her şey çok iyi örgütlenmiş, görev paylaşımı yapılmış, herkes işini ve yükümlülüklerini biliyor.

Alkaralar: Biraz da taraftarın merak ettiği konulara gelelim. Sözgelimi taraftar sitesi “alkaralar”dan haberdar mısınız?

Oğuz Çetin : Aslında internetle, bilgisayarla aram iyi. Bu süreç başladığında da öncelikle kulübün resmi sitesine baktım bir şeyler bulabilir miyim diye. Ancak “alkaralar”ı bilmiyorum, girmedim. Ama girmek, görmek isterim neler konuşulduğunu.

Alkaralar: Açıkçası size karşı pek de olumlu bir yaklaşım yok, buna da hazırlıklı olun. Bir de Kayserispor’da iken yaşanmış bir olay var, bizler işin aslını merak ediyoruz. Gençlerbirlikliler biraz sapıktır bu konuda. Kendi topçuları nerede,ne yapar izlerler. Kayseri’de de altyapıdan 3 oyuncumuz vardı. Bunları kadro dışı bıraktınız. Neden?

Oğuz Çetin : Aslında tam olarak öyle olmadı. Doğa kendi gitmek istedi hatta araya girenler oldu. Kendisinde yararlanabilirdik ancak en başta ilk on birde oynama şansı yoktu. O da bu koşullar altında kalmak istemedi. Yoksa çok yetenekli bir oyuncu. Diğer iki arkadaş ile ilgili konu ise başka türlü. Açıkçası mesleklerini gereklerini yerine getirmiyorlardı. Yapabileceğimiz bir şey kalmamıştı.

Alkaralar: Açıkçası Gençlerbirliklilerin kanına dokunan belki de size olumsuz bakmalarına neden olan bir önemli konu da siz Fenerbahçe’de yardımcı iken Ankara’da yaşanmış bir olay. Burada Gençlerbirliği ile Fenerbahçe’nin 1-1 berabere kaldığı karşılaşmada bir şey yaşadık biz ve bunu size sormak istiyoruz. O maçta, son dakikalarda oyun başladıktan sonra sahaya top atıp maçın durmasına ve zaman geçmesine neden olmuştunuz.

Oğuz Çetin : Hayır, o olay öyle olmadı. Maçın sonlarıydı ve top bana geldi. Zaten o pozisyonda da gol oldu. Serbest vuruş verdi hakem ve ben topu kullanılacağı yere doğru attım. Sözünü ettiğiniz gibi olmadı olay. Zaten ben hayatım boyunca düzgün bir insan olmaya çalıştım. Dosdoğru oldum. Böyle bir insan değilim. Yanlış anımsıyor bile olsam bir anlık boşluk, bir anlık dalgınlık olabilir. Yoksa kasıtlı bir şey yapmam, böyle bir şey yapamam.

Alkaralar: Gerçi biz anlattığımız gibi anımsıyoruz ama siz şimdi böyle deyince kuşkuya düştük. İsterseniz siz o maçın kasetini bulun bir kere daha bakalım. Son bir soru soralım çıkmadan. İnsanlar merak ediyor. Ailenizi Ankara’ya getirecek misiniz?

Oğuz Çetin : İsterdim ama olanaklı değil. Çocukların okulu var ve bunu değiştirmek o kadar da kolay değil. isteyeceğiniz bir şey de değil. Bu nedenle ailem Ankara’ya gelmeyecek.

Kaynak : www.alkaralar.com

 Diğer Sonuçlar

  Takım O Av. P
1 Galatasaray 18 27 43
2 Fenerbahçe 18 26 42
3 Trabzonspor 18 14 38
4 Göztepe 17 13 32
5 Beşiktaş 17 8 29
6 Başakşehir FK 18 10 26
7 Samsunspor 18 2 26
8 Gaziantep FK 18 -6 24
9 Kocaelispor 18 -3 23
10 Alanyaspor 18 0 21
11 Gençlerbirliği 18 -3 19
12 Çaykur Rizespor 17 -4 18
13 Konyaspor 17 -8 17
14 Kasımpaşa 18 -10 16
15 Antalyaspor 18 -15 16
16 Kayserispor 17 -17 15
17 Eyüpspor 17 -14 13
18 Fatih Karagümrük 18 -19 9
* Takım adlarına tıklayarak takımların performans tablolarına ulaşabilirsiniz.