ligin ikinci yarısına güzel bir başlangıç yaptık diyebiliriz. herşeyden daha güzeli nihayet ilk yarıdaki büyük eksikliğimiz giderilmiş ve fuat hoca 'da açıklamalarında daha gerçekçi bir hale bürünmüş.
antalya'da günlük güneşlik bir havada maç öncesi tribün görüntüleri verilirken bir taraftan da kadrolar yansımaya başlamıştı ki tita'nın olmadığını görünce rahatladığımı söylemek isterim.
henüz maçın başında takipçilik ve doğru yerde bulunma özelliklerini ön plana çıkararak sonuca giden björn maçın ilerleyen dakikalarında ise içindeki tanju çolak'ın yanı sıra aykut kocaman ve hakan şükürleri de göstermeye devam etti.
sanırım björn hakkında ilerleyen haftalarda daha fazla yorumlar yapılacak ve daha çok güzel cümleler kurulacak.
özellikle kulübümüzün satınalma opsiyonunu devreye sokma girişimlerini de sevinçle takip ediyorum. bu konuda fuat hoca'nın takımımıza önemli bir katkısı olduğunu inkar etmemek gerekir.
maçın genel görüntüsüne baktığımızda kötü oynadığımız veya oynatıldığımız gerçekliği ile yüzleşiyoruz.
maçın baştan sona antalya hakimiyetinde geçen bir karşılaşma olduğu söylenebilir.
ne yazık ki maçı 1-4 lük skora getirdiğimizde dahi maç dönebilir mi diye düşünmeye devam ediyorduk.
hatta maç 2-4'e gelince ertesi gün gazetelerin atacağı muhtemel ''4-4'lük karşılaşma'' başlıklarını bile hayal etmeye ve karamsar bir havaya bürünmeye başlamıştım ki karşılaşmanın kırılma anına tanıklık ettik.
saha kenarında fuat çapa lekiç'e taktik vermekte ve muhtemel björn & lekiç değişikliğini planlamaktaydı ki takımın içine koyacağı bu saatli bomba hurşut'un sakatlanması ile elinde patladı.
çünkü eğer lekiç ve björn değişikliğini yapsaydı, zaten baskı yediğimiz o dakikalarda ileride iki top tutarak oyunu soğutuşumuzu gerçekleştiremeyecek ve lekiç'in ayağına gelen her top duvara çarpmış gibi yarı sahamıza geri dönecekti. bu da belki maçı bile kaybetmemize sebebiyet verebilirdi ki maç boyunca fazla varlık gösteremeyen hurşut sakatlanarak
fuat hoca'yı bu yanlışından döndürmüş oldu.
zaten iki dakika sonrasında björn sağlam bir takipçilik ve usta bir kafa vuruşu ile giyotini indirdi.
yine de maç sonunda fuat hoca oyundan memnun olmadığını, skorun kimseyi yanıltmaması gerektiğini söyleyerek bir nebze olsun doğru açıklamalar yapabileceğini ve göz boyamanın faydası olmayacağını ifade etti.
bu özeleştiri maç içerisinde yaptığı hataların hepsini aldı götürdü.
hem björn transferi hem de açık yüreklilikle yaptığı maç sonu açıklamasından dolayı kendisini kutlarım.
son olarak aykut transferinden bahsetmek gerekebilir.
hafta sonu görüldü ki trabzonspor ciddi anlamda defansta sıkıntı çekiyor ve acilen birilerini bu takıma monte etmeleri gerekiyor.
sonuç itibariyle en güncel ve gündemdeki adam olan aykut'un yakın zaman içerisinde taraflar arasında anlaşma sağlanırsa takımımızdan gitmesi muhtmemel.
bu durumda curri kulusiç ikilisi defansı tslim alabilir.
tosiç,azo,tomiç,björn,zec,ekigho,lekiç,petroviç
arasında sıkı bir rekabet başlayabilir ki bu özellikle yugoslav ekollü futbolcuların kendi aralarında dayanışması ile azofeifa'nın yıldırılmasına neden olabilir.
takımda hem tecrübeli hem de oynadığı bölge ve oyun yönlendirişi nedeniyle hem de cem can'ın yedek kalabileceğini düşünerek kaptanlık görevinin azofeifa'ya verilmesinin gereksiz tartışmalar başlamadan engel olma anlamında etkili olacağını düşünmekteyim.
| 26 Ocak | |
| 2018: Konyaspor 2-1 | |
| 2015: BeÅŸiktaÅŸ 0-2 | |
| 2013: Akhisar Belediyespor 1-0 | |
| 1986: Denizlispor (D) 0-2 | |
| 1985: Sarıyer (D) 1-1 | |
| * Skorlarda Gençlerbirliği evsahibi olarak gösterilmiştir. | |
| Arama Yap | |