Önceki Haber
Sonraki Haber
Gezin Oyman'ın Sabah Ankara Gazetesindeki 'Gezin-ti' köşesinde yayınlanan Ergün Penbe röportajı;
Türk futbolu ve Galatasaray'ın efendi futbolcusu Ergün Penbe'nin neden bu kadar mütevazi ve saygın olarak kaldığını merak etmişimdir hep. Bir de soyadının Penbe mi yoksa Pembe mi olduğunu. Hepsini öğrendim. En enteresanı da ona neden 'buz adam' dediklerini şimdi daha iyi anlıyorum. Gerçektende inanılmaz soğukkanlı biri. Tıpkı futbolu gibi. Ama insanlara yaklaşımı ve davranışı da bir o kadar sıcak. Sanırım Ergün'ü diğer futbolcu arkadaşlarından ayıran en büyük özelliği bu.
- Bir dönem Ankara'da futbol oynadınız. Şu anda nasıl buluyorsunuz?
12 sene oldu. Ankara'dan ayrılalı. 12 senedir Ankara'da çok şeyler değişmiş. Tabi bürokrasinin olduğu bir şehir. O bakımdan burası çok önemli bir kent. Fırsat buldukça geliyorum. Benim futbol oynadığım dönemlerle kıyaslıyorum da inanılmaz gelişmeler var. Hem çevre bakımından, hem insan kalitesi bakımından... Ben de Ankara'nın çok ayrı bir yeri var.
-Futbol hayatınız boyunca sizi hiç kavga ederken görmedik. Bunca şöhrete rağmen neden hiç değişmediniz?
İnsanın yapısıyla ilgili. Sanırım aileden gelen bir terbiye benimkisi. Aile eğitimi çok önemli bence. Benim babam da çok soğukkanlı ve sakin bir yapıya sahip. Ben de herhalde ondan almışım huylarımı. Ben sadece sahaya çıktığımda işimi yapmayı düşündüğüm, işime konsantre olduğum ve emek sarf ettiğim için hep aynı çizgide kalmayı başardım. Sadece ben değil, bir çok arkadaşım bu çizgide. Neticede zaten başarılı oluyorsunuz. İşinizi severseniz, çizginizi bozmazsanız, büyüdükçe küçülmesini bilirseniz zaten başarı ister istemez sizi buluyor.
-Oğlunuzla aranız nasıl?
Oğlum Berkay'la aram çok iyi. 9 yaşına girdi. Okulda da başarılı. Eşimden boşanmam sırasında bir takım zorluklar tabiki yaşadı ama çok zeki ve bana çok düşkün olduğu için çocuk olmasına rağmen bütün bu yaşananları atlatmayı bildi.
-Futbolla arası nasıl?
Futbolla pek alakası yok açıkcası. Kulübe geldiği zaman ara sıra futbol oynuyor ama Berkay'ın ilgisi daha çok elektronik aletlerde ve yaramazlıkta. Ben, boşanmadan sonra derslerinde çok problem yaşar diye düşünüyordum ama dersleri çok iyi. Okumaya bayağı eğilimli, dolayısıyla "İlle de futbolcu veya mühendis olacaktır" diye hiç bir zaman zorlamam. Yetenekleri doğrultusunda neyi başarıyorsa, ben elimden geldiği kadarıyla, imkanlarım doğrultusunda ona yardımcı olmaya çalışacağım.
-Gençlerbirliği'nde yeniden oynamak ister misiniz?
Ciddi anlamda kulübümden ayrılmayı hiç bir zaman düşünmedim. Ama futbolumun son dönemlerinde Galatasaray'a hizmet edemezsem ve "Buraya kadar Ergün" derlerse... O zaman tabi ki Gençlerbirliği tercihlerim arasında olur. Çünkü benim basamak olarak kullandığım ve Galatasaray'a gelmemdeki en büyük pay sahiplerinden biri Gençlerbirliği'dir. Köklü bir camia ve Başkan Cavcav'ı çok seviyorum. Bir gün Galatasaray'ı bırakırsam mutlaka Gençlerbirliği'ne gelirim.
-İlhan Cavcav'ı sevdiğinizi söylediniz. Biraz açar mısınız?
İlhan Ağabey işi biliyor. Bu işin kurdu olmuş artık. Çok profesyonel. Kaç senedir başkanlık yapıyor. Ben ona imreniyorum şahsen. Sadece futbolda değil, özel ve iş yaşamında da çok başarılı. Taktir ettiğim başkanlardan biri.
-Sana neden 'kemik' ya da 'buz adam' diyorlar?
İnsanların bana lakap takmalarını çok umursamıyorum. Aslına bakarsanız çok hoşuma da gidiyor. Saha da çok soğukkanlı olduğum için 'buz adam', futbolu sert oynadığım içinde 'kemik' diyorlar. Yıllarca zorlu maçlar oynadık. Özellikle UEFA ve Süper Kupa Finali gibi zorlu maçlarda defansta çok soğukkanlı hareket ettikten sonra daha çok söylemeye başladılar.
Kaynak : Sabah Ankara Gazetesi
Önceki Haber
Sonraki Haber
| 31 Ocak |