Önceki Haber
Sonraki Haber
Recep, gencecik bir kaleci iken ayrıldığı Gençlerbirliği'ne 9 yıl sonra döndü. Usta eldiven, kırmızı-siyahlı kulübe dönmenin yaşamındaki en iyi kararlardan biri olduğunu söyledi.
Gençlerbirliği'nin Sakaryaspor'dan aldığı Recep Öztürk, yaslı gitti, şen döndü. Usta eldiven 18 yaşında gelip, 20 yaşında gittiği Gençlerbirliği'ne tam 9 yıl sonra geri döndü. 29 yaşındaki file bekçisi ile futbolunu, ilginç transfer hikayesini, yerli kalecilerin yaşadığı sorunları ve Gençlerbirliği'ndeki hedeflerini konuştuk.
Sakarya macerası
"Tekirdağspor'un altyapısında yetiştim. 18 yaşında Gençlerbirliği'ne geldim. İki yıl kırmızı-siyahlılarda top oynadım. Başımızda Metin Türel Hoca vardı. Önümde de iyi kaleciler. Burada kadroya giremeyeceğimi anlayınca, şansımı kaleye geçebileceğim takımlarda denemeye karar verdim.
20 Yaşında Kombassan Konyaspor'a gittim. 4 sene de orada eldiven giydim. Sonra soluğu Ankaragücü'nde aldım. Ancak o zamanki hoca Stoichita, beni hakettiğim halde 18 kişilik maç kadrolarına bile sokmadı. Sonra Sakaryaspor'un kaza geçirdiği haberi geldi. Takım büyük zarar görmüştü. 1. Ligdeki takımlar, yeşil-siyahlı ekibe yardım kararı aldı. Ankaragücü, oraya göndermek için beni uygun gördü. Böylece Sakaryaspor'a transfer oldum. Orada hem ligden düşmenin üzüntüsünü hem de şampiyonluk sevincini yaşadım. Sonunda da ilk göz ağrım olan Gençlerbirliği'ne döndüm."
2-3 Süper Lig takımından daha teklif aldığını ancak önceliğini Sakaryaspor'a verdiğinin bildiren Recep Öztürk, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ama ben önceliği Sakaryaspor'a verdim. Çünkü kaptandım ve başka türlü bir davranış şeklini, etik bulmuyordum. 3 hafta gelip benimle konuşmalarını bekledim. En sonunda görüşme gerçekleşti. Ancak bana karşı tavırları, hoş değildi. Bunu yapan 2-3 kişiydi. Bütün camiayı, sorumlu tutmuyorum. Sakaryaspor'un benim hayatımda çok önemli bir yeri var."
Ankara'yı seviyorum
"Sonra Gençlerbirliği'nin teklifini değerlendirmek istedim. Bu kulüp, oluşum, teknik ekip ve futbolcular açısından çok iyi bir organizasyon. Tesisler, Türkiye standartlarının üzerinde. Bir oyuncunun isteyebileceği her şey var. 3 seneden beri de Ankara'da yaşıyorum. Burayı çok seviyorum. Doğru bir tercih yaptığıma inanıyorum. Herşeyi, 40 günlük kızım Melisa ve 5 yaşındaki oğlum Alp için yapıyorum"
Hedefim Milli takım
"Öncelikli hedefim, burada kendimi göstermek. Dört tane çok iyi kaleci var. Rekabet, başarıyı getirir. Takım içinde geldiğim ilk günden beri arkadaşlığın en üst seviyede olduğunu gördüm. Bu da başarıda önemli bir etken. Kaleye benim geçip geçmemem önemli değil. Ekip başarısı önemli.
Uyum sürecini en kısa zamanda atlatıp, takımda kendime yer bulmaya çalışacağım. Sonraki hedefimse A Milli Takım. Türkiye'de her dönem, kaleci sıkıntısı yaşanmıştır. Ama burada bir güven sorunu var. Türk kalecilere daha fazla şans tanınması lazım. Yabancılara, gerekirse sınırlama getirilsin. Sezon içinde oynayacağı maç sayısı, kısıtlansın. Koşullar, böyle devam ederse, yerli kalecilerden kimsenin şikayet etmeye hakkı yok."
Röportaj: Mehmet Zeki Özelgen
Kaynak : Hürriyet Ankara Gazetesi
Önceki Haber
Sonraki Haber
| 30 Ocak |