Önceki Haber
Sonraki Haber
Galatasaray'a gidecek mi gitmeyecek mi tartışmaları arasında tercihini yine Gençlerbirliği'nden yana kullandı. Uzun yıllarını Gençlerbirliği'ne vermiş olan Kaptan Türk Futboluyla ilgili değerlendirmelerde bulunurken, gerçekçi bir o kadar da samimi açıklamalarda bulundu. Takım Kaptanımız Erkan Özbey'le yuvada kalış öyküsünü, takımdaki son durumu ve Türk Futbolunun geleceğini konuştuk.
-Sezon başında Galatasaray'la prensipte anlaşmış, hatta bir prensip anlaşması bile imzalamıştın. Neler yaşandı o süreçte anlatır mısın?
Galatasaray'dan transfer teklifini 4 sene önce almaya başlamıştım. A Milli Takıma gittiğim dönemdi ve benimle çok ilgilenmişlerdi. O dönem Gençlerbirliği'nde kalmayı daha uygun görmüştüm. Öncelikle iki kulübün anlaşması benim için önemliydi. Ama açıkçası İlhan Başkanın beni araması aynı şekilde Ersun Hoca'nın (Yanal) beni araması ve tabi ki Kulübün yapısı, düzeni, Milli Takımda oynadığım arkadaşlarımın bu takımda olması kalmamda etkili oldu.
Bu sene de istediler beni. Özellikle Teknik Direktör Gerets'in beni çok istediğini haber aldım. Geçen sene başında istediler. Bonserviste kulüpler anlaşamadılar fakat devre arasında direk beni aradılar. Tam kolumun kırıldığı dönemdi. Mutlaka takımda görmek istediklerini Gerets'in de bu konuda ısrarlı olduğunu söylediler. Ben de onların teklini kabul ettim. Lig bittikten sonra İstanbul'a gittim ön protokol için. Hatta yaptık da protokolü. Daha sonra benim için sürekli girişimlerde bulanan Bülent Tulun görevden ayrıldı. Adnan Polat'la görüşmemizde de durum değişmedi ve Sayın Polat bana hocanın beni hala takımda görmek istediğini ve protokoldeki tüm şartların geçerli olduğunu söyledi. Bu arada Galatasaray'ın Şampiyonluk kutlamaları vs derken benim işimde birtakım gecikmeler yaşandı. Ben de gecikmelerden sonra ben de takımda kalmaya karar verdim. Zaten Mesut Hoca ve diğer yöneticilerimizle de görüşmeye devam ediyordum. Onlar da benim ayrılmamam gerektiğini bana ihtiyaçları olduğunu söylediler. Gençlerbirliği taraftarlarıyla da güzel bir iletişimim vardı. Taraftarlar da benim kalmamı çok istediler, hatta bundan dolayı bana duygu yüklü bir mektup yolladılar.
Tabi takım arkadaşlarımın da hakkını yememek gerekir. Takım arkadaşlarımın da sürekli arayıp sorması ki bu arada bazı arkadaşlarım evime aileme kadar gidip onları İstanbul'a gitmemem için ikna etmeye çalışmışlar. Bütün bunlar kalmamda çok etkili oldu. Takımda kaldığım için de çok mutluyum.
-Ailen nasıl karşıladı bu teklifi?
Babam istedi kariyerim açısından iyi olabileceğini düşünüyordu ama annem istemedi. Ankara'da huzurlu olduğumu bildiği ve bu huzurlu ortamımın bozulabileceği endişesiyle istemedi annem.
-Yeni transferlerin takımla uyumunu nasıl değerlendiriyorsun?
Yerli ve yabancılarla yeni transferleri yeni oldukları için değerlerdirmek yanlış olur ama iyi oldukları belli. Her şeyden önce geçen seneki takımın bir birlikteliği ve uyumu var. Onlar da bu birlikteliğe uyum sağlarlarsa -ki şüphem yok- bu sene bütün Türkiye'nin gıptayla izleyeceği bir takım olabiliriz. Hocamızla beraber oturup bir karar verdik. Bu seneki en büyük hedefimiz bütün takımların koktuğu ve çekindiği bir takım olmak. Bunu için hocaya çok çalışacağımıza dair söz verdik. Diğer yandan takımda beklenti büyük olduğu zaman genç oyuncular üzerinde bu büyük bir baskı yaratıyor. 23 yaş ortalaması olan bir takımız şu an. Şampiyonlar ligini hedef göstermek bence doğru olmaz, tabi bu şampiyonlar ligi bileti almayacağımız anlamına gelmiyor. Geçen sene Mesut Hoca göreve geldiğinde o zaman hedef ligde kalmaktı ama sonra başarılı sonuçlarla UEFA Kupası hedef haline geldi. Bu sene de en az Uefa hedefiyle yola çıkıyoruz. Ama Şampiyonlar Ligini zorlayacak bir kadromuz olduğuna da yürekten inanıyorum.
-Kaptan Türk futbolunun ve futbolcusunun kalitesini nasıl değerlendiriyorsun?
Bence öncelikle bizim futbolcularımızda mentalite eksikliği var. Kanımca tam profesyonelce yaşamıyor ve bu doğrultuda iş yapmıyoruz. Genelde handikapımız kendimizi bir yere geldikten sonra yeterli görmek. Hangi mesleği yaparsanız yapın kişi kendini bir konuda yeterli görmeye başladı mı başarı grafiği aşağı yönelmeye başlar.
-Son olarak Milli takımla ilgili düşüncelerin nelerdir. Yakın geçmişte yakaladığı başarıyı yakalayabilecek mi?
Öncelikle geçtiğimiz Dünya Kupası'nda Milli Takımımızın olmaması büyük talihsizlik ve eksiklik. Tabi Milli Takımımızın eski başarılarından uzak olmasının nedeni bana göre oyuncu kalitemizin düşmesinden kaynaklanmıyor. Bence Fatih Hoca Milli Takım yeni turnuvalara çok daha hazır hale gelecek ve yakın zamandaki başarıların üzerine çıkılacaktır, buna bütün kalbimle inanıyorum. Tabi Milli Takımda bazı değişiklikler var. Bunların istenilen sonucu vermesi için beklemek ve sabretmek gerekiyor. Örneğin Dünya Üçüncüsü olan takımın iskeletini UEFA ve Süper Kupa Şampiyonu Galatasaray oluşturuyordu. Ama şimdi Milli Takımda neredeyse yepyeni bir nesil için temeller atılıyor. Atılan temellerin sonuç getirmesi için çok çalışmaya da ihtiyaç var. Bana göre böyle bir süreçten sonra eski başarıları daha da ilerleterek yakalarız.
Röportaj : Özgür Yılmaz
Kaynak : www.genclerbirligi.org.tr
Önceki Haber
Sonraki Haber
| 26 Ocak |