Önceki Haber
Sonraki Haber
Amatör kümeye düşmenin eşiğinden 1980 yılında dönen Gençlerbirliği, Süper Lig'in ilk yarısını beşinci sırada tamamladı. Bugün ilk yarı karnesini yayımlıyoruz.
1980'li yıllarda Maltepe Koç Yurdu altında küçük bir odada yönetim kurulu toplanır, zemin katta ise futbolcular sıra ile sıcak su akarsa duş alırlardı.
O dönem takımı Kadri Aytaç çalıştırıyordu. Genel Kaptan ise Mehmet Dilber idi. Aytaç, futbolcuları motive etmek için değişik taktikler uygulardı. Çoğuna tanık olduk. Her futbolcuyu tek tek çağırır, "Bu maçı sen kazanacaksın. Ben diğerlerine güvenmiyorum" sözleriyle sahaya sürerdi... Belki de bugünkü temeli o küçük odada atmış oldu Aytaç.
Bugün Gençlerbirliği'nin başında genç jenerasyonun önde gelen isimlerinden Mesut Bakkal var. Bakkal'ın oyun felsefesi, daha önce yardımcılığını yaptığı Ersun Yanal ile aynı; coşkulu, keyif veren oyun anlayışını sahaya yansıtmak. Gençlerbirliği 17 maçın çoğunda bu coşkuyu yaşattı. Aldığı sonuçlar da bunu gösteriyor. Çıta yükseldi. Geçen sezon son maçta kaçan UEFA'yı bu sezon kaçırmamalı. Hedefi olan bir takımın Avrupa Kupaları'na katılması gerekir. Bakkal da bunu bildiği için geçen sezondan aldığı ders ile hedefe doğru ilerliyor. Bu yola taş koyanlar olabilir. Bunu aşacak olan yine Bakkal ve futbolcuları olacaktır...
30 yıldır Gençlerbirliği Kulübü Başkanlığı yapan İlhan Cavcav'ın da dünkü ve bugünkü başarıda payını unutmamak gerekir. Tek odalı kulüpten bugün Türkiye'nin en iyi tesislerine sahip bir kulüp yarattı. Şimdi sıra futboldaki başarıda...
Ben UEFA'ya katılmayı başarı kabul etmiyorum. Türkiye Kupası'ndan sonra Türkiye Şampiyonluğu Kupası'nı müzenizde görmek istiyorum. Cumhuriyet'le yaşıt kulübe ancak o kupa yakışır...
Kaynak : Sabah Ankara Gazetesi
Önceki Haber
Sonraki Haber
| 26 Ocak |