Önceki Haber
Sonraki Haber
Ankara takımları haftalık rutin maçlarına çıktılar ve neredeyse elleri boş olarak geri döndüler. Üç takımın üç kudretli patronu ise dönüşümlü olarak takımlarının önüne geçmeye devam ediyor.Ankaraspor yeni stadına daha fazla taraftar çekebilmek için forma dağıtıp, televizyon ödüllü çekilişler yaptı. Belediye'nin hizmetlerindeki çeşitliliği bir kez daha farkettik. İlhan Cavcav neredeyse Süper Lig'e kancayı takan Gençlerbirliği Oftaş'ı dağıtmakla kalmayıp gerçek patronun kim olduğunu açıkça gösterdi. Trionun üçüncü ayağı Cemal Aydın ise vukuatsız bir hafta geçirdi. Ancak dibe yaklaşan Ankaragücü'nde durum değişmezse hareketli günler görebiliriz.
Hafta ortasında Gençlerbirliği'nin daha genci Oftaş'ın Lig A'daki başarısının mimarı Metin Diyadin'in istifa et-tiril-mesi, Ankara'nın futbol gündemini belirledi . 'Al bu gençleri futbol, oynamayı öğret!' diye kendisini tavzif eden yönetimi reddetmeyip, neredeyse çocuk yaştaki oyunculardan kurulu takımı bütün sezon boyunca liderlikte tutan Metin Diyadin, şampiyonluğa ramak kalmışken takımdan koparıldı. Oyuncuları, ilkokulda öğretmenleri tayin edilmiş çocuklar gibi ağlaştılar arkasından. Ondokuz yaşından beri Gençlerbirliği'nin içinde yer almış, takımın başarılarında emeği olan bir kişi olarak Diyadin'e yapılan haksızlık değil, beteridir. Yakında iki takımın birleştirilip adının "Cavcavspor" olarak değiştirildiğini duyarsak şaşırmayacağız.
Merak edilen soru şu: Başta Cavcav gibi bir başkan varken, şampiyonluk hayalleri kurulabilir mi? Dörtnala giden atın jokeyinin finişe 20 metre kala değiştirilmesini istemeyeceğini kim garanti edebilir?
Futboldaki kahrımız devam edecek gibi görünüyor. Herhangi bir kulübün demokratik yönetildiğine, başa geçenin koltuğunda yosun tutmadan kalktığına şahit olabilirsek şans sayacağız.
Trabzonspor – GençlerbirliÄŸi
Trabzonspor 4-3 kazandığı maçta skoru değiştirmesi için son ana kadar Gençlerbirliği'ne fırsatlar verdi. Özellikle ikinci yarıda acemice hazırlanan penaltı pozisyonları Trabzon cephesinden bakınca sıkıntı vericidir. Hakemin, Ayman'ın Mehmet Çakır'a yaptığı harekette verdiği penaltı çok içine sinmemiş olacak ki, aynı Çakır'ın suratına gelen topa da penaltı çalarak hatalar dengesini kurmaya çalıştı. Gökdeniz'in golünde Adem'e yapılan hareket ise yoruma açıktır. Bunlar 'ufak tefek hatalar' olarak kabul ettiğimiz, futbolun içinde olan ve onu zenginleştiren görüntülerdi. Yoksa kusursuz bir maç yönetilse; televizyonlarda, gazetelerde veya diğer medyada onca maç yorumuna ne gerek var?
Gençler,Trabzonspor karşısında Okan'ın uzatmada kaçırdığı penaltıya kadar Trabzon'dan daha iyi oyun çıkardı demek hata olmaz. Oyuna bakarken birazda rakip açısından değerlendirmek gerekir. Trabzonspor kaliteli oyuncuların geç buluştuğu, kaynaşmanın yeni başladığı bir takım. Defansta üst üste gelen sakatlıklar rakipleri karşısında zorlanmalarına yol açıyor. Devre arasında Risp ve Ayman'ı alarak Gençlerbirliği'ni de defansif anlamda zayıflattılar. Böylece skoru yüksek bir maç ile karşılaştık. Tek çıkar yolu hücum olan Gençler için, Mehmet Çakır, Okan ve Isaac'ın gününde olması, Mehmet Nas ve Engin'in bunları desteklemesi önemli. Bu aşamada "Ben Gençlerbirliği taraftarıyım" diyen kimsenin UEFA hayali kurduğunu düşünemiyorum. Kayserispor, Trabzonspor, Konyaspor ve hatta Sivaspor daha şanslı görünüyor.
Kaynak : www.verkac.org
Önceki Haber
Sonraki Haber
| 26 Ocak |