Önceki Haber
Sonraki Haber
Camialar gelenekleriyle yaşarlar ve bu geleneklerinin üzerine kurdukları yapıları sağlamlaştırdıkça büyüyerek var olurlar. Gençlerbirliği de köklü bir geleneğin temsilcisidir. Ülkemizde yozlaşmaya uğrayan birçok kuruma rağmen az sayıdaki taraftarı, Gençlerbirliği'nin söz konusu bozulmadan nasibini almaması için direnmiştir ve direnmeye de devam etmektedir. Camiamızda son dönemde yaşanan sıkıntılar bizleri oldukça endişelendirmektedir. Bu endişelerimizi farklı vesilelerle, değişik biçimlerde ifade ettik. Bugün gelinen noktada Gençlerbirliğimiz bize göre sözünü ettiğimiz yozlaşma sürecine girmek üzeredir. Bizler de kamuoyu ile endişelerimizi paylaşmayı doğru buluyoruz. Endişelerimiz, "başarı veya başarısızlık" temelinde değil, Gençlerbirliği ahlakının varlığını sürdürmek adınadır.
Öncelikle kulübümüzün Gençlerbirlikliler tarafından yönetilmesini istiyoruz. Başka takımların kongre delegeleri ve taraftar derneklerinin eski başkanları tarafından değil. Söz konusu yönetim yapısı Gençlerbirliği sevgisinin eksikliğini de beraberinde getirmektedir. Kulüp yönetimi ne yazık ki taraftarını ve onun özverili yapısını hiçe saymaktadır. Gençlerbirliği, hedefini futbolcu alıp satmaya ve stad gelirlerini arttırmaya indirgemiş, öngörü yoksunu bir zihniyetle yönetilmektedir. Bu zihniyet, taraftarı gözardı eden, onu kulüpten ve tribünden uzaklaştıran politikalara rağmen yaşanan başarısızlıkların sorumluluğunu her fırsatta "Ankaralı futbolseverler"e yüklemektedir. Vizyonu olan bir kulüp yönetimine düşen, sadece gelirleri artırmak değil taraftar sayısını arttıracak uzun dönemli stratejileri de geliştirmektir. Oysa görünen çok açıktır: Gençlerbirliğimiz'in çok ciddi yönetim sorunu vardır.
Gençlerbirliği'nin, vefa duygusunu yitirmeden, sportif başarılarıyla övünen bir camia olarak yoluna devam etmesi bir zorunluluktur. Sportif başarı, bugün çoğu camiada algılandığı gibi "skor"a dönük değil, futbol, disiplin ve centilmenliği bünyesinde barındıran bir spor anlayışının egemenliğinden kaynaklanan başarıdır.
Gençlerbirliği tacir zihniyetiyle yönetilemez. Türkiye futboluna çok sayıda futbolcu ve teknik adam kazandırmış olan kulübümüzün yetiştirdiklerine sahip çıkarak sportif başarıları öncelik olarak kabul etmesi gerekmektedir. Bizler, başarı avcılığını mahkum eden bir ahlaka sahibiz. Gençlerbirliği anlayışında esas olan güzel futbol, Gençlerbirliği sevgisi, demokratik yönetim ve birlikteliktir. Ne yazık ki bugün karşı karşıya olduğumuz manzara bunun tam tersidir. Bu durum camiamızın hızla kan kaybetmesine neden olmaktadır.
Kulübümüzde, Gençlerbirliği sevgisi yerine parayı ön plana çıkaran, demokratik yönetim yerine, eleştirilere kulak tıkayarak, eleştiri sahiplerini camiadan uzaklaştıran, birlik yerine bölünmeyi esas alan, yetiştirdiği değerleri reddeden ve Türkiye'de kulübüne ödül kazandırmış olan yegane taraftarı yok sayan bir zihniyet hakim olmaya başlamıştır.
Yüreğinde Gençlerbirliği sevgisini taşıyan ve takımına her koşulda ve her şeye rağmen sahip çıkan bizler bu gidişata dur demeyi görev biliyoruz. İçinde Gençlerbirliği sevgisi olan herkesi duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Kaynak : www.alkaralar.com
Önceki Haber
Sonraki Haber
| 26 Ocak |