Önceki Haber
Sonraki Haber
Kırmızı-Siyahlıların menajeri Cem Onuk, içini Hürriyet'e döktü. İşte Cem Onuk'un çok konuşulacak, çok tartışılacak açıklamlarını SPORYOLU, siz okurlarına sunuyor...
GENÇLER'İN EROL TAŞ'IYIM
Son dönemlerde ağır ÅŸekilde eleÅŸtirilen GençlerbirliÄŸi Kulübü Menajeri Cem Onuk, "Takımın ben kötü yüzüyüm. Hayır diyen adamıyım. Kulübün Erol TaÅŸ’ıyım. Söylenilmesi gereken olumsuz ÅŸeyleri söyleyen kiÅŸiyim. O kadar çok futbolcu ve menajerle irtibata geçiyorum ki, tepki toplamam çok doÄŸal" diyor.
---------
Cem Onuk... Gençlerbirliği'nin kulüp menajeri... Profesyonel anlamda en sorumlu ve yetkili ismi...
Onuk bugüne kadar hep tartışıldı... Yerden yere vuruldu... Ağır eleştirilere uğradı. Çirkin iddialarla karşı karşıya kaldı.
Ama hep sustu... Konuşmadı.
Sonunda belli ki canına tak dedi. Aradı... "Konuşalım" dedi.
KonuÅŸtuk... Her ÅŸeyi konuÅŸtuk.
Kendisi ile ilgili en ağır yazıları kaleme aldığım için, savunma hakkının kutsallığına inanarak, içimden geldiği gibi çok açık bir şekilde sordum.
Detaylı yanıtlar aldım.
Buyrun okuyun.
Bakalım, Onuk hakkındaki düşünceleriniz değişecek mi, değişmeyecek mi?
Karar sizin.
Atilla TÜRKER
- Yaşattığınız tarihi hüsranı nasıl izah edeceksiniz?
- Pilot takımımızın büyümesini kontrol altına alamadık. Şimdi ayrı çatı altında bulunuyorsak bile, zamanında daha iyi kontrol altında tutmamız gerekirdi. Bu büyüme içerisinde büyük zarar gördük. Bu hüsranın yaşanacağını 3 yıl boyunca herkese söyledim. Ama kimseye dinletemedim.
- Ne gibi?
- Pilot takımımızı, GençlerbirliÄŸi’ne oyuncu yetiÅŸtirsin diye oluÅŸturmuÅŸtuk. Ama bırakın oyuncu yetiÅŸtirmeyi, GençlerbirliÄŸi o takıma oyuncu verir konuma geldi. Bu yüzden de GençlerbirliÄŸi, dışarıdan çok oyuncu almak zorunda kaldı.
- Camianın size antipati duyması, boşuna değil herhalde.
- Bana bu derece tepki oluşmasına anlam veremiyorum. Sanki, takımı yapan Cem Onuk, transferi yapan Cem Onuk, sahaya çıkartan Cem Onuk... Bu yüzden de suçlu Cem Onuk... Olur mu böyle şey... Bunu yazanlar ve konuşanlar, futboldan nasibini alamamış kişiler.
- İyi de, tam yetkili menajersiniz.
- Kulübümüzün bir yönetimi var, bir teknik kadrosu var... Herkes sorumluluk taşıyor. Ben de bu sorumluluğun bir parçasıyım. Herkes soyutlandıktan sonra günah keçisi olarak ortaya atılıyorum. Çok üzülüyorum.
- Biraz açar mısınız?
- Görevde bulunduÄŸum süre içerisinde GençlerbirliÄŸi’ne yerli ya da yabancı 50’nin üzerinde oyuncu kazandırdım. Kulübün kurumsal yapıya kavuÅŸmasında büyük emeÄŸim geçti. Eskiden 3-4 kiÅŸi tarafından yönetilen kulübümüz, artık kurumsal bir kimlik taşıyor.
- YANLIŞ TRANSFERLERİ BEN YAPMADIM -
- Bu sezon aldığınız futbolcuların tamamına yakını kötü çıktı. Şimdi bu beceriksizlik değil mi?
- Önce şunu belirteyim, iki takımımıza birden alınan futbolcuların hepsini benim aldığım sanılıyor. Yok böyle bir şey... Buna benim ne zamanım yeter, ne de böyle bir gücüm var. Hiç kimse yılda tek başına 20-25 oyuncu alamaz.
- Nasıl oldu peki?
- Transfer görüşmelerinin hepsinde elbette ben bulundum. Ama görevim olduğu için bu görüşmeleri yaptım. Yoksa görüşmelerde bulunmakla, transfer edilecek futbolcuları saptamak, takdir edersiniz ki çok ayrıdır.
- Cem Onuk olarak siz kimleri transfer ettiniz?
- Jedinak, Triosi, Nick Carle ve Djite’yi ben istedim. Mustafa Pektemek, Bilal, Sandro, HurÅŸit, Emre Balak, Patiyo ve Koray’ın alınmasına ise Mesut Bakkal'la birlikte karar verdik. Adını saydığım tüm bu futbolcuların iyi olduÄŸunu düşünüyorum.
- Madem öyle diğerlerini kim aldı?
- Tek tek sayayım. Isailoviç’i kaleci antrenörü YaÅŸar Duran, Momha’yı Ulvi GüveneroÄŸlu, Kahe’yi Fuat Çapa aldı. Periç’in transferi spontane geliÅŸti. Petkoviç, Zoriç ve Jevtic'i Mustafa Kaplan beÄŸendi.
- Dört Ganalı’nın transferi nasıl oldu?
- Addo, Adamu, James ve Yakubu’yu Okay Çelik ve Hayrettin GümüşdaÄŸ önerdi. Teli ve Lika’yı Osman Özdemir, Sukaj’ı Hayati SoydaÅŸ beÄŸendi. Zoko’yu ise Lemi Özbay izledi, Osman Işılar karar verdi.
- KOMİSYONCULUK, KİMSEYE YAKIŞMAZ -
- Kulüpten ayrılan herkesin size tepki göstermesi tesadüfi olmasa gerek.
- Bundan doÄŸal ne olabilir? Kulübün ben kötü yüzüyüm. Hayır diyen adamıyım. Kulübün Erol TaÅŸ’ıyım. Söylenilmesi gereken olumsuz ÅŸeyleri söyleyen kiÅŸiyim. O kadar çok futbolcu ve menajerle irtibata geçiyorum ki, tepki toplamam çok doÄŸal.
- Öyle mi diyorsunuz?
- Benim adım Cem Onuk... Bende bu kadar bilgi birikimi varken, ben bu hataları yapar mıyım? Ben bu işleri unutur muyum?
- Ama bu sezon rezil bir tabloya imza attınız.
- Avrupa kupalarında tur üstüne tur atladığımız zaman, niye kimse ‘helal olsun Cem Onuk’ demiyordu? O zamanlar hep teknik adamlar ön planda tutuldu. Ama enkazın altında kalan birileri, her zaman için kelle istiyor. O istenen kelle de, hep benim kelle oluyor.
- İlhan bey sizde ne buluyor da, bunca yıldır görevde tutuyor?
- İlhan beyin beni tutması, kara kaşım kara gözüm için değil. 25 yıldır birlikte çalışıyoruz. İş ahlakımı, prensiplerimi ve çalışkanlığımı en iyi İlhan bey bilir. Bu yüzden değerlendirmeyi de kendi yapıyor. Arkamda duruyor... Ne mutlu bana... Bu yüzden tüm eleştirilere rağmen kulüpte kalabiliyorum.
- Futbolculardan ve menajerlerden komisyon aldığınız iddiaları da ayyuka çıktı.
- Futbolculardan ben komisyon alıyorsam, futbolculara ceza veren, paralarını kesen biri olarak, bir gün de biri çıkıp, benim hakkım da bir şeyler söylemez mi? Var mı böyle bir kişi?
- Yok mu?
- Futbolcudan komisyon alan kiÅŸi, o futbolcuya karşı gebedir. Bu çirkin iftiraları ortaya atanları esefle kınıyorum ve Allah’a havale ediyorum. Komisyonculuk, ne ÅŸahsıma, ne de kiÅŸiliÄŸime yakışır. Kimseye yakışmaz. Bırakın almayı, ima etti diyen biri varsa, çıksın karşıma, benimle yüzleÅŸsin.
- İZNİNİZLE BİRAZ BİRİKİMİM OLSUN -
- Tozo ve Sandro transferinde kulübü az kalsın çok büyük zarara uğratıyordunuz.
- Tozo transferi benim dışımda gelişti. Sandro transferinde ise, başkanımız İlhan beyin o günlerdeki beyanatları beni çok üzdü. Ama öyle olmadığını zaman içinde kendisi de anladı.
- Nasıl oldu?
- Sandro için, o günün ÅŸartlarında belirli bir süre geçerlilik arzeden bir teklif yaptık. O teklif süresi bittikten sonra da İlhan bey Brezilya’ya gitti. Transfer borsası ilginçtir. Futbolcunun deÄŸeri zamanla düşebiliyor ya da yükselebiliyor. Nitekim İlhan bey gittiÄŸinde de Sandro’nun deÄŸeri düşüktü.
- Son yıllarda servetinizin çok arttığı söyleniyor.
- 20 yıldır bu sektördeyim. Bu sektördeki kazançlar da belli. Maaş karşılığı çalışıyorum. Geçen yıl tapusu olmayan bir ev aldım. Onu da kendi kulüp yöneticimizden aldım. Bunu alırken eski evimi ve belirli bir para verdim. Aldığım evin değerinin 1,5 milyon dolar olduğunu iddia edenler çıktı. Onlara şöyle bir teklifim var. Versinler 500 bin lira, hemen vereyim.
- Bende para yok.
- Herkesin elini vicdanına koyması gerekiyor. Bizim de bir ailemiz var. Sandalda yaşamıyoruz. Bu tür çirkin ithamlar, manevi değerleri incitiyor. 54 yaşına gelmiş bir adam, eğer bu sektördeyse, izninizle biraz birikimi olsun. Benimle benzer işi yapanların da birikimine bakılsın. Aradaki farkı görürler.
EROL TAŞ KİMDİR?
Erol TaÅŸ, Türk filmlerinin unutulmaz kötü adamlarının başında gelir. Sanat hayatının tamamına yakınında kötü adamı oynadı. MüthiÅŸ yeteneÄŸi ile büyük takdir topladı. “En iyi yardımcı erkek oyuncu” dalında iki kez Altın Portakal kazandı. 1998 yılında hayata gözlerini kapadı.
Kaynak : www.sporyolu.com
Önceki Haber
Sonraki Haber
| 28 Ocak |