Önceki Haber
Sonraki Haber
Değil koşmanın ayakta durmanın bile çok zor olduğu Ağustos sıcağında dört lig ve iki UEFA olmak üzere tam altıo tane çok önemli maç oynayacağız. İlk sınav, 7 Ağustos Cumartesi günü ligin yeni takımı Sakaryaspor karşısında. İyi bir başlangıç yapamayınca ligde işlerin nasıl ters gittiğini geçen sezon gördük. Sakaryaspor maçı bu bakımdan büyük önem taşıyor...
GençlerbirliÄŸi’ni sevenler bu sezon hem ligde hem de UEFA Kupası’nda büyük baÅŸarılar bekliyor. Kanımca, elde bu beklentilere cevap verebilecek kalibrede bir kadro da var. O halde mesele bu malzemeden en iyi helvayı yapabilmekte. İsterseniz eldeki malzemeye biraz daha yakından bakalım.
Savunma
Kalecilerden baÅŸlayalım. Ömer Çatkıç, her iki TSYD maçında da güven verdi. A Milli Takım formasını 18 kez giymiÅŸ olan 30 yaşındaki deneyimli kaleci, her iki maçta da yüzde yüz gollük pozisyonlarda toplar çıkardı. Bir de Gökhan Tokgöz eski formunu yakalarsa, bu sene kalede herhangi bir sorun yaÅŸamayız diyorum. Aynen Gökhan Tokgöz gibi, YimpaÅŸ Yozgatspor’dan alınan üçüncü kalecimiz Emrah Yılmaz’ı ise hiç seyretmedim.
Dörtlü defansın orta bölümünde oynayabilecek oyuncularımız; El Saka, Ümit Bozkurt, Baki Mercimek, Erkan Özbey ve Orhan Åžam. Bu bölgede oynayabilecek diÄŸer oyunculardan Ömer Topraktepe (ki geçtiÄŸimiz sezon B.B. Ankaraspor’da kiralık oynamıştı) ve İlhan Eker (ki yaz başında ASAÅž’tan A takım kadrosuna alınmıştı), Avusturya kampına götürülmediler ve dolayısıyla ÅŸu anda takım kadrosunun dışındalar.
B.B. Ankaraspor ile oynanan TSYD maçının ilk bölümünde, defansın ortasında Ümit Bozkurt ve Baki Mercimek ikilisi yer aldı. Ben bu iki futbolcumuzu da çok seviyorum. Ümit, top tekniÄŸi bir yana, en baÅŸta efendiliÄŸi ve insan kalitesi ile örnek bir kaptan. Baki’ye gelince; o da çabukluÄŸu, kuvveti, hırsı ve mücadele azmi ile her taraftarın sevgilisi olmayı hak eden bir futbolcu. Ancak, bu ikili bana pek de uyumlu gibi görünmedi. Tamam TSYD maçlarında takım olarak hayli kötü oynadık ve neredeyse tüm oyuncular çok isteksizdi. Bunları kabul ediyorum ama Ümit’in bazı pozisyonlarda yavaÅŸ kalabileceÄŸini ve Baki’nin dağınık stilini göz önüne alınca, bu ikilinin defans göbeÄŸinde sorun çıkarabileceÄŸini düşünüyorum.
TSYD Kupası maçlarında, defansın ortasında El Saka ve Erkan Özbey ikilisi daha uyumlu bir görüntü sergiledi. Bu nedenle, savunma göbeÄŸinde daha çok bu ikilinin görev alacağını düşünüyorum. Buna karşın, özellikle iç saha maçlarında, oyunu geriden kurma adına Kaptan Ümit’in de zaman zaman bu bölgede yer alması faydalı olacaktır. Yine bu baÄŸlamda, Baki’nin gerektiÄŸinde sol kulvarda da görev yapabileceÄŸi unutulmamalı derim.
Son iki yıldır sadece bir iki kez izlemek fırsatı bulduÄŸumuz Orhan Åžam’ı ne yazık ki TSYD maçlarında da sahada göremedik. 18 yaşındaki bu genç, görebildiÄŸim kadarıyla kısa bir zaman sonra defansımızın deÄŸiÅŸmez adamlarından birisi olabilecek düzeyde bir oyuncu...
Pek tabiidir ki dörtlü savunmanın saÄŸ kulvarında Ali TandoÄŸan, sol kulvarında ise Filip Daems düşünülüyor. İlk TSYD maçında Ali TandoÄŸan, kötü bir futbol sergiledi. Belki geriye daha dönük olan yeni yerini yadırgamıştı, belki de son günlerde ortaya çıkan transfer söylentileri kafasını karıştırmıştı ama Ali bizim bildiÄŸimiz Ali deÄŸildi. Ne savunma yaptı, ne de doÄŸru dürüst ileri gitti. Bana sorsanız, bu devirde GençlerbirliÄŸi gibi saÄŸlam bir müesseseyi bırakıp baÅŸka bir takıma, hele hele Galatasaray’a, gitmeyi hiç ama hiç düşünmemek lazım. Bu tür düşünceleri bir tarafa bırakıp iÅŸine dört elle sarılan ve sadece kendi oyununu düşünen bir Ali TandoÄŸan, bu kulvarda Türkiye’nin en iyisi olduÄŸunu dost düşman herkese gösterecektir.
İkinci maçta, defansın sağında 19 yaşındaki Hakan AslantaÅŸ iyi bir performans sergiledi. Doksan dakika boyunca ileri-geri çalışan Hakan’ın benim görebildiÄŸim en büyük hatası, Kayserispor’un İsrailli oyuncusu Selami’nin kafayla attığı ilk gole engel olamaması idi. Buna karşın, yüksek temposuyla, ErdoÄŸan Hoca’nın savunmanın kanatlarında oynayan oyunculara daha fazla yük yükleyen oyun tarzına uygun bir oyuncu olduÄŸunu gösterdi. Ayrıca, Kayserispor maçının ikinci yarısında önünde oynayan Mehmet Nas ile de çok iyi bir uyum gösterdi. Tertemiz bir stile sahip olan bu genç oyuncunun, zaman içerisinde Ali TandoÄŸan’ın formasını zorlayabileceÄŸini düşünüyorum.
Sol tarafta Filip, ancak ikinci maçın son yarım saatinde gerçek kimliÄŸine yakın bir görüntü verdi. Oyuna konsantre olmuÅŸ, arzulu bir Filip, GençlerbirliÄŸi’nin en önemli silahlarından birisi. Hele hele önünde oynayan Sami Gtari ile yapacakları varyasyonlar, bu sene rakipler için korkulu rüya olacak. Buna hiç şüphem yok. Umarım Filip her zaman sahada yerini alır ve hiç gerek olmaz ama yine de ihtiyaç duyulması halinde defansın solunda oynayabilecek diÄŸer oyuncularımız, Baki Mercimek ve UÄŸur Boral.
Orta Saha
Görünen o ki, bu seneki kadro iki farklı orta saha kurgusuna müsade edecek şekilde seçilmiş. Bana farklı müsabakalarda farklı farklı orta saha yapıları ve oyun anlayışları göreceğiz gibi geliyor...
Birinci kurguya ait sinyalleri, B.B. Ankaraspor maçının ilk bölümünde gördük. Buna göre, dörtlü savunmanın sağında ve solunda yer alan oyuncular (Ali Tandoğan ve Filip Daems) kanatları etkin olarak kullanacaklar. İleri giden kanat oyuncularının zamanında dönmemesi sebebiyle savunmanın iki oyuncuyla yakalanma riski ise orta sahada yer alan oyuncuların amansız takibi ve presi ile minimize edilecek. Bu amaçla kullanılabilecek pres gücü yüksek mücadeleci oyuncularımız ise başta Mehmet Nas ve Sedat Yeşilkaya olmak üzere, Tayfun Seven ve emektar Nihat Baştürk.
İki orta saha oyuncusunun daha çok pres ve takip görevi yapmasını gerektiren bu kurguda, sıcağın ve isteksizliÄŸin de etkisiyle, oyun kurma ve topu ileriye taşıma açısından hayli zorlandık. İlk maçın büyük bölümünde gözlenen bu zorlanmanın bir baÅŸka nedeni de orta sahada presle çok sayıda top kazanan Mehmet Nas ve Sedat YeÅŸilkaya’nın kaptıkları topları süratle oyuna sokmak yerine sık sık fanteziye kaçmaları idi. Bu yapıda bariz ÅŸekilde gözlenen bir diÄŸer aksaklık da zaman zaman üç orta saha oyuncusunun göbekte sıkışması idi.
Bu kurgu içerisinde, forvete dönük orta saha oyuncusu olarak yer alan Mustafa Özkan’dan nasıl yararlanacağımız konusu çok iyi irdelenmeli diye düşünüyorum. Bana göre, futbolda elde edilecek faydayı maksimize etmek her durumda geçerli bir çözüm deÄŸil. Åžimdi şöyle bir düşünelim; kanatlardaki oyunculara ek yük yükleyerek, klasik 3-5-2’deki üçlü defans yerine ikili bir savunma ile iÅŸi idare etmek mümkün. Hadi buna tamam dedik, ama aynı kurgu içerisinde orta sahadaki bir oyuncuyu da neredeyse forvet gibi oynatalım da forveti de ara sıra üçleyelim dersek iÅŸte bu biraz zor gibi görünüyor. Yani hem sütünden, hem etinden ve hem de yününden faydalanalım derken koyunu öldürmek de olası.
Mustafa Özkan kuvvetli bir fiziÄŸi olan ve iyi çalışan bir profesyonel. Fakat bence top tekniÄŸi orta sahaya uygun deÄŸil. Mustafa Özkan’dan forvet hattında yararlanmak daha doÄŸru olacaktır derim. Belirli karşılaÅŸmalarda, illa forvet benzeri bir orta saha oyuncusu oynatmamız gerekirse; benim kanımca bu oyuncu Mustafa Özkan deÄŸil de Mustafa Gürsel olmalıdır. Aslına bakacak olursanız, azıcık cesaret ile burada oynatılacak adam Ali Öztürk deÄŸil midir?
Gelelim ikinci orta saha kurgusuna. Bu kurgu, Kayserispor maçının ikinci bölümünde çok net bir görüntü verdi. Benim daha hoÅŸuma giden bu orta saha yapısında, saÄŸ kulvara ağırlık veren Mehmet Nas, Hakan AslantaÅŸ ile bindirmeler yaparken, solda da Filip Daems ve Sami Gtari ikilisi birlikte çalışıyordu. Bu kurgu içerisinde, göbekte Sedat YeÅŸilkaya’dan pres desteÄŸi alan Josip Skoko daha fazla ileri gitme olanağı yakaladı.
Orta saha deyince Josip Skoko için ayrı bir paragraf açmak lazım. Åžu an bizim takımda beyin görevi yapabilecek bir baÅŸka oyuncu yok. Geçen sezon da böyle bir alternatifimiz yoktu. Zaten ülkemizde ve dünyada pek çok takımda da bu nitelikte oyuncular azınlıkta. Bu bakımdan, biz takım olarak Skoko’ya çok iyi bakmak durumundayız. Ona orta sahada pres desteÄŸi vermeliyiz ve onu rahatlatabilmeliyiz ki o da voleyboldeki pasör misali oyunu doÄŸru zamanda doÄŸru kanada yönlendirebilsin.
İşin özü, orta sahamız eskisinden daha zayıf deÄŸil. Sami Gtari, Tayfun Seven ve kiralık oynadığı B. B. Ankaraspor’dan dönen UÄŸur Boral, bu bölgeye taze kan getirecek nitelikte futbolcular. Mehmet Nas, en az Serkan Balcı kadar pres gücüne sahip bir oyuncu. Topu da iyi kullanabilecek bir tekniÄŸe sahip. Ancak bence dikkat etmesi gereken en önemli husus, kazandığı topları süratli ve basit bir ÅŸekilde kullanmak.
Madem gelenler ile gidenleri karşılaÅŸtırmaya baÅŸladık, o halde geçen sezon ön libero gibi oynattığımız Deniz Barış ile yeni transferimiz Sedat YeÅŸilkaya’yı da şöyle bir mukayese edelim. Boy olarak daha kısa olan Sedat, bence bir orta saha futbolcusunda aranacak meziyetler açısından daha fazla özelliÄŸe sahip bir futbolcu. HerÅŸey bir yana, uzak mesafeden sert ve düzgün ÅŸut atabiliyor ki Sedat’ın bu meziyetine bu sene çok gereksinim duyacağız.
Hücum Hattı
TSYD maçlarında istenen düzeyde bir oyun ortaya koyamadı ama son iki yıldır olduÄŸu gibi bu sezon da ilerideki en önemli kozumuz Süleyman Youla olacak. Bu konuda benim gördüğüm en büyük ikilem ÅŸu; takım arkadaÅŸları Youla’ya o denli güveniyorlar ki zaman zaman tek taktiÄŸimiz “KoÅŸ Youla” taktiÄŸi halini alıyor. Bu ÅŸekilde sürekli olarak Youla’ya atılan uzun toplar, rakibi rahatlatırken bizim takımı da oyundan düşürüyor. Bu arada da Youla amaçsız bir ÅŸekilde yorulmuÅŸ oluyor...
Forvet hattımızın diğer elemanı duruma ve rakibe göre ya Elvir Boliç ya da Mustafa Özkan olmalıdır. Elvir Boliç, teknik bir adam, golü düşünüyor ve futbolu bilerek oynuyor. Fiziksel olarak eksik olmasına rağmen, çok kolay adam geçiyor ve kaleye şut atıyor. Bence yerinde bir transfer. Fazla yıpratmazsak yararlı olacaktır.
Bu sene forvet hattında zaman zaman yararlanacağımız genç oyuncular ise U-19 Genç Milli Takım’ın ası Ali Öztürk ve Murat Kalkan. Özellikle Ali Öztürk’e daha çok forma ÅŸansı verilmesi gerekli. Bu çocuk bunu hak ediyor.
Aman İlk Maça Dikkat!
Önümüzdeki Cumartesi günü karşılaÅŸacağımız Sakaryaspor, İstanbulspor’dan sonra ligin transfere ikinci en az para harcayan takımı. Bu bir anlamda dezavantaj gibi görünse de, madalyonun diÄŸer tarafında geçen sene ÅŸampiyon olan kadrolarının uyumu ve bu kadroya yapılan yerinde ilaveler var. Hazırlık maçlarında Samsunspor, Konyaspor ve Denizlispor karşısında alınan galibiyetler, teknik patronları Necmettin Sert'i ister istemez havaya soktu. “Ankara’ya galibiyet (en azından beraberlik) için geliyoruz” diyorlar.
Süper Lig’de baÅŸarılı olmanın hesaplarını yapan Sakaryaspor’un kalesinde Senegal Milli Takımı’nın da kalesini koruyan 32 yaşındaki Oumar Diallo var. Bir diÄŸer Senegalli, Badji El Hadji M'Baye. Orta sahada oynayan 27 yaşındaki Badji'nin Senegal Milli Takım formasını 30 kez giydiÄŸi ve tecrübesiyle yeÅŸil siyahlı takıma güç katacağı belirtiliyor. Sakaryaspor'da üçüncü ve son yabancı, Kosova'nın Drifa takımından alınan Shpetin Hasani. 1997-2002 yılları arasında Bursaspor PAF takımında yetiÅŸen Arnavut forvetin golcü bir futbolcu olduÄŸu söyleniyor.
Geçen sene İkinci Lig A kategorisinde ÅŸampiyon olan kadroya bu sene eklenen oyuncular; Trabzonspor’lu Emre Toraman (kendisi bizim altyapıdan yetiÅŸmedir), Almanya Karlsruhe’den Aydın Çetin ve Denizlispor’dan eski oyuncuları Mustafa Sert. Bu arada geçen sezon Sakaryaspor’da kiralık olarak görev yapan gezgin Murat BölükbaÅŸ’ın bonservisi konusunda Adanaspor ile anlaÅŸmışlar. Sakaryaspor’un forvet hattında görev yapan bir baÅŸka gezgin de eski GS’li Burak AkdiÅŸ...
Sakaryaspor maçı ile ilgili son bir not daha; Youla geçen yıldan cezalı olduğu için bu maçta forma giyemeyecek. Kim bilir böylesi belki daha hayırlıdır?
Çoşkun YURTERİ
Kaynak : www.alkaralar.com
Önceki Haber
Sonraki Haber
| 26 Ocak | |
| 2018: Konyaspor 2-1 | |
| 2015: BeÅŸiktaÅŸ 0-2 | |
| 2013: Akhisar Belediyespor 1-0 | |
| 1986: Denizlispor (D) 0-2 | |
| 1985: Sarıyer (D) 1-1 | |
| * Skorlarda Gençlerbirliği evsahibi olarak gösterilmiştir. | |
| Arama Yap | |