Önceki Haber
Sonraki Haber
Ankara Rüzgarı
02 Haziran 2009 Salı
Bu ülkenin en düzgün taraftar profiline sahip olduğunu düşündüğüm kulüptür Gençlerbirliği. 2008-2009 sezonu kapanırken TV karşısında değişen puan tablosunda, küme düşmek üzere olduğunu gördüğümde o kadar üzüldüm ki. Ama kısa bir süre sonra yerini sinir aldı. Uzun yıllar kulübü çok güzel yöneten ancak son bir kaç sezondur ne yaptığı belli olmayan İlhan Cavcav'a kızıyordum. Kendisine karşı olan herkesi kulüpten uzaklaştırmış bir başkana dönüşmüştü.
Kulübün dışındaki birinden, benden bir tavsiye;
O kulübü seven ama seninle aynı fikirde olmayanları da kucakla.
Aşağıdaki hikaye Gençlerbirliği taraftarına ithaf edilmiştir. Biliyorum sadece onlar anlayacaklar. Ama zaten sadece Gençlerbirliğini sevenlerin içi ağlıyor. Onu sevememiş, ona saygı duyamamış olanlar anlamasa da olur. Çünkü bilirler, anlamaya başladıklarında utanacaklar.
Gençlerbirliği taraftarına sevgi ve saygılarımla.
***
Sabah her zamanki gibi erken kalktım. EÅŸimi uyandırmamak için parmak uçlarımda çıktım yatak odasından. Çocukların odasının kapısını araladım. Mışıl mışıl uyuyorlardı. Üstümü giydim, sokak kapısını usulca çektim, asansöre bindim. Emektar arabama atladım. İstikamet her sabah olduÄŸu gibi 5 km ilerideki ormandı. Ormana gelip, arabamı park edip dışarı çıktığımda içime yeniden dolmaya baÅŸlayan yaÅŸama sevincini hissettim. Önce ufak adımlarla yürümeye baÅŸladım. Dün orada olmayan birçok kulübe gördüm. Birinin bacasından siyah duman çıkıyordu. Bir kulübenin önünde iri yarı adamın biri bıçağını bileylemekteydi. DiÄŸerinden çığlıklar yükseliyordu. Daha düne kadar yemyeÅŸil, huzur dolu olan bir ortam nasıl bu hale gelmiÅŸti, anlam veremedim. AÅŸağı doÄŸru inerken ormanın manzarası çok güzel olur. Bu çirkinlikleri bana unutturması için her zaman yaptığım gibi dik yamaçtan tırmanıp aÅŸağıya doÄŸru inmeyi ve manzaranın tadını çıkarmayı düşünüyordum. Tam tepeye vardığımda dün orada olmayan bir baÅŸka kulübenin içinden bir ses geldi; “DUR”. Kulübenin kapısı açıldı. Elinde tespihiyle birisi çıktı kulübeden. Nereye gittiÄŸimi sordu. Yıllardır hergün yapraklı patikalarında yürüdüğüm ormanın kendisine ait olduÄŸunu söyleyen adam, tesbihini şöyle bir salladı ve daha ileri gidemeyeceÄŸimi söyledi. En azından buraya kadar gelmiÅŸken kafamı uzatıp, manzarayı görmek istedim. Parmaklarımın ucunda dikildim. Kafamı uzattım. Dünkü manzaradan eser kalmadığını gördüm. Ormanın aÅŸağı tarafını tüm yol boyunca gördüğüm kulübeler kaplamıştı. Çaresiz geri döndüm. GeçtiÄŸim yollardan tekrar geçerken içinden kadın çığlığı gelen kulübenin önünde durdum.Kulübenin camı büyük bir gürültüyle kırıldı. İçeriden atılan sivri topuklu kırmızı bayan ayakkabısı ayaklarımın önüne doÄŸru yuvarlandı. İçeriden koltuk deÄŸneÄŸiyle bir kadın çıktı. Kadının saÄŸ bacağı yoktu. EÄŸildim aldım yerden, kırmızı ayakkabıyı kendisine uzattım; gözlerinden akan yaÅŸa raÄŸmen bana çok güzel gülümsedi. Biraz ileride daha önce bıçak bileyen adamın bir futbol topunu kestiÄŸini gördüm. Ve hemen ilerisinde bacasından siyah duman tüten kulübenin arka tarafında odun ve kömürlerle beraber istiflenmiÅŸ kitaplar gördüm. Kitapların yanına gittim. Ne iÅŸi vardı bunların burada. Bir kısmı benim kütüphanemdeki futbol kitaplarına benziyordu. O sırada içeriden çıkan bir adam, ben orada yokmuÅŸum gibi yanıbaşıma geldi, üstteki "Ankara Rüzgarı" kitabından büyük bir tutam koparıp, tekrar içeri girdi.
Bir gecede ormana neler olmuştu böyle. Arabama doğru koştum. Hemen eve doğru yola koyuldum. Evin önüne gelip arabamı park ettim, asansöre bindim yukarı çıktım, anahtarımla evimin kapısını sessizce açtım. Çamurlu ayakkabılarımı çıkarıp, ıslak çoraplarımı içine koydum. Çocukların odasının kapısını araladım hala uyuyorlardı. Parmak ucumda yatak odasından içeri girdim. Pijamalarımı giydim, sıcak yatağa girdim. Gözlerimi kapattığımda bunun bir kabus olmasını diliyordum. Sonra terler içinde uyandım. Neyse ki hepsi bir kabustu. Hergün kapının önüne bırakılan gazetemi almak için sokak kapısına yöneldiğimde ıslak çoraplarımı gördüm. Çamurlu spor ayakkabılarımın içinde duruyorlardı. Ağladım.
akarbasi.blogspot.com
Kaynak : akarbasi.blogspot.com
Önceki Haber
Sonraki Haber
| 26 Ocak | |
| 2018: Konyaspor 2-1 | |
| 2015: BeÅŸiktaÅŸ 0-2 | |
| 2013: Akhisar Belediyespor 1-0 | |
| 1986: Denizlispor (D) 0-2 | |
| 1985: Sarıyer (D) 1-1 | |
| * Skorlarda Gençlerbirliği evsahibi olarak gösterilmiştir. | |
| Arama Yap | |