Önceki Haber
Sonraki Haber
Çok başarılı bir futbolculuk kariyerinin ardından Hamburg ve Dortmund'da teknik adamlık deneyimini de yaşayan Thomas Doll, Gençlerbirliği'nin başında yarım sezonunu bitirdi. 'Doğu Alman' kökenli futbol adamıyla, takımını, Türkiye'deki 'macerasını' konuştuk
GençlerbirliÄŸi Teknik Direktörü Thomas Doll, Türkiye’ye son dönemde gelmiÅŸ ‘büyük isim’lerden. Sadece futbolculuk zamanındaki uluslararası şöhretiyle deÄŸil, teknik adamlık kariyerine de müthiÅŸ baÅŸlayarak rüştünü ispat etmiÅŸ bir futbol adamı. Tesadüf eseri kendisiyle aynı otelde kaldım ve konuÅŸma fırsatını ıskalamadım!
Almanya’nın en kalabalık taraftarlı takımı Dortmund’dan GençlerbirliÄŸi’ne geldiniz? BoÅŸ tribünleri görünce neler hissediyorsunuz?
İnsan her şeye alışabilmeli. 80 bin kişiye oynamak elbette güzel bir duygu. Ancak 3-5 bin kişiye oynamak dezavantaj olmamalı. Biz işimizi iyi yapıp stada kaç kişi geliyorsa onları kucaklamalıyız. 20-25 binlik bir taraftar grubu sportif başarı için bizi yönlendirebilir onu da eklemek lazım.
Taraftarınız az ama kemikleşmiş bir grup. Sizi çok seviyorlar ve önerilerinize önem veriyorlar. Bir mesaj alabilir miyim?
Bugüne kadar yaptıklarının mükemmel olduğunu söyleyebilirim. Oyuncularımızı cesaretlendirmeleri de hoşuma gidiyor. Belki maça gelirken yanlarında bir ya da iki kişi getirseler iyi olur (gülüyor).
Alman medyasından çok sık ‘Thomas, niye Türkiye’ye gittin?’ sorusunu iÅŸitiyor musunuz?
Elbette duyuyorum, hâlâ sürüyor. Bu yeni macera kanımın kaynamasına neden oldu. Tesisleri, takımı, şehri görünce etkilenmemek elde değildi. Bir sene takım çalıştırmamış biri için, dört büyük kulübe kafa tutacak bir oluşumun içinde yer almak mükemmel oldu.
Yardımcınız Ralf Zumdick de, ‘macera’ kelimesine vurgu yaptı. Bu ÅŸimdiden unutulmaz bir macera mı?
Kesinlikle. Buraya gelmeden önce neyle karşılaşacaktık bilmiyorduk. Oyuncularımızın tutumu, arzusu bizi daha farklı düşünmeye itti. Çalışma programlarını harfiyen uygulamaları Avrupai bir kulüpte olduğumuzun hissini verdi. Durum böyle olunca beynimize ve de kalbimize Gençlerbirliği şimdiden yerleşti.
Kalacak mısınız?
Sözleşme uzatmak için konuşuldu ama acelemiz yok.
BaÅŸkan İlhan Cavcav’ı üç kelimeyle ifade etseniz?
Tilki gibi zeki, futbol sanatını bilen karizmatik başkan!
BaÅŸkentte ÅŸu aralar medya ilgisi Ankaragücü’nün üstünde. Bir rekabet hissediyor musunuz?
Kesinlikle hayır. Ben üstümdeki takımlarla ilgilenirim. Onların sıralamasını da çok merak etmiyorum.
Harbuzi’den ilk yarıda pek verim alamadınız. Orta sahada yaratıcılık sorunu çekiyor musunuz?
Labinot, İsveç’ten pek hazır gelmedi. Åžimdi de gribe yakalandı ve bir hafta kaybetti. İkinci yarıda yaratıcılık anlamında bize daha faydalı olacağını düşünüyorum.
Antalyaspor’da baÅŸarılı bir grafik çizen Jedinak’ın kiraya verilmesi bir hata olabilir mi?
Sezon başında yaptığımız toplantıda Jedinak’ın pek forma ÅŸansı bulamayacağını düşündük.
‘Fenerbahçe ÅŸampiyon olur’ diye bir öngörünüz var. Arkadaşınız Frank Rijkaard kızmasın!
Bu konu aslında beni çok da ilgilendirmiyor. Frank ve Galatasaray ligi kazansa sevinirim. Vatandaşlarım Fink ve Ernst de şampiyon olsa aynı şekilde. Sadece Fenerbahçe daha iyi bir takım gibi geliyor bana.
Ernst-Fink sordu
O zaman ikisinden de birer sorunun aracısı olayım. Önce Fink: Bundesliga’da unutamadığı gol?
Hamburg’dayken Mönchengladbach’a karşı iki kiÅŸiyi geçip 90’a bırakmıştım. O gol ünlü olmamı saÄŸladı ama Fink o zaman daha çocuktur hatırlamaz (gülüyor).
Åžimdi Ernst (18 yaşındayken yolları Hamburg’da kesiÅŸmiÅŸ): Hamburg gibi Frankfurt’ta da oynadı. İki kulübü karşılaÅŸtırabilir mi?
Frankfurt’ta hep sakattım. Hamburg’da ise en baÅŸarılı zamanımı yaÅŸadım.
Zumdick: Appiah’ı çok üzdüler
Thomas Doll’un yardımcılarından Ralf Zumdick de en az hoca kadar sıcak bir futbol adamı. AkÅŸam lobide sohbet ederken Angola’da Togo Milli Takımı’na yapılan saldırıyı internetten gördüm ve ‘Ooo...’ diye bir tepki verdim. ‘Ne oldu?’ diye sorunca olayı anlattım. Eski bir kaleci olan Zumdick bu duruma çok üzüldü, çünkü kendisi 2003 yılında Gana Milli Takımı’nı çalıştırmış. Bir Afrika aşığı olan Zumdick, tüm zorlu ÅŸartlara raÄŸmen hayatının kararını verdiÄŸini söylerken aklıma Stephen Appiah geldi. Eski Fenerbahçeli oyuncudan söz açtığımda bana soru soracak fırsatı vermedi: “Åžimdi Bologna’da oynuyor. Sakatlığı ve İstanbul’da yaÅŸadıkları onu çok üzdü. Bir buçuk sene önce onu Gana’da görmüştüm. Biraz konuÅŸmuÅŸtuk ve hâlâ moralsiz olması dikkatimi çekmiÅŸti.”
Bursaspor maçını unutamıyor
“Bursa’daki galibiyet ilk yarının en mutlu anıydı. Ligde Diyarbakır ve Manisa’ya, kupada da İstanbul BB’ye yenilmiÅŸtik. Hafta içinde de Serdar babasını kaybetmiÅŸti. Serdar için oynadık ve golden sonra tüm takım ona koÅŸtu. Böylesine anlarda oyuncuların arkadaÅŸlarına hediye vermesi beni çok etkiledi.”
RADİKAL
Kaynak : Radikal Gazetesi
Önceki Haber
Sonraki Haber
| 26 Ocak | |
| 2018: Konyaspor 2-1 | |
| 2015: BeÅŸiktaÅŸ 0-2 | |
| 2013: Akhisar Belediyespor 1-0 | |
| 1986: Denizlispor (D) 0-2 | |
| 1985: Sarıyer (D) 1-1 | |
| * Skorlarda Gençlerbirliği evsahibi olarak gösterilmiştir. | |
| Arama Yap | |