Önceki Haber
Sonraki Haber
Gençlerbirliği'ninki ulusal ligde veya Avrupa Kupaları'nda yapılan müsabakalarla ya da topyekünde alınan derecelerle gelen bir büyüklük değil. Sportif başarılar Gençlerbirliği'nin büyüklüğünün sebebi değil, yalnızca uzun vadede gerçekleşmesi beklenilen sonuçları. Gençlerbirliği'ni asıl büyük yapan küçük bir takım olarak tesisleşme, kurumsallaşma, futbolcu yetiştirme, transfer politikaları ve taraftar profili anlamında atılımları ve başarılarıdır. Denebilir ki Gençlerbirliği Türk futboluna vurulmuş sahanın dışına taşan bir damgadır.
Cumhuriyetin kurulduğu yıla rastlar Gençlerbirliği'nin doğuşu. İlk futbolcuları Taş Mektep olarak da bilinen Ankara Erkek Lisesi'nin okul takımına alınmayan küskün ama birlik içindeki gençleridir. Kırmızı siyahlı ekip kimilerine göre renklerini o zamanın gözde takımı Altınordu'na özenerek, kimilerine göreyse günün şartlarının ve eldeki malzemenin emrivakisiyle seçmiştir. Bir başka rivayet de bu renklerin benimsenmesini, Gençlerbirlikli öğrencilerin kulübü kurduktan bir zaman sonra kırmızı-siyah Ankara gelinciklerinden bir buketle gönlünü almak üzere lise hocalarının karşısına dikilmeleriyle ilişkilendirir.
Kuruluşunun ardından ulusal lige geçilmesine kadar Ankara Ligi'nin en dişli takımı olur ve pek çok kez bu ligi birinci bitirir Gençlerbirliği. 1941 ve 1946 yıllarında ise diğer şehir liglerinin birincilerini alt ederek Türkiye Şampiyonu olur. 1941 finalinde Gençlerbirliği İstanbul Ligi'nde beş sezon üst üste şampiyon olmuş Baba Hakkı'nı, Şükrü Gülesin'ni Beşiktaş'n bozguna uğratır: 4-1. Bu farklı galibiyet İstanbul takımlarının Gençlerbirliği'nden gelecekte çok çekeceğinin habercisidir. Beşiktaş'nn efsane kaptanını bile Gençlerbirlikli defans oyuncusu Ahmet Erol'n kovalamasına yol açacak kadar çileden çıkarıp hırçınlaştıran bir haberci...
1946'na, final maçında olmasa da Beşiktaş bir kez daha geçildi. (2-1) Kupaya giden son maçtaki rakip Eskişehir Demirspor'n ise 4-2'nik bir sonuçla mağlup edip yeniden ülke şampiyonu oluyordu Gençlerbirliği. Takıma verilen şampiyonluk primi ise bugünün topçusunu o günün topçusuyla; belki de bugünün dünya görüşünü o günün dünya görüşüyle kıyaslayabilmemize imkan sağlayacak mükemmel bir parametre oluşturuyordu: değerinden değil hatırlattıklarından kelli gururla takılacak siyah beyaz bir kravat.
Gençlerbirliği'nin kaldırdığı son kupalar olmayacaktı bunlar. Ama kupadan daha önemli şeyler üretiyordu Gençlerbirliği. İnsan üretiyordu. Yalnızca takımına değil, Türk futboluna, memleketine hayrı dokunacak insanlar...
Orhan Åžeref Apak
Bu kulüpte yetişmemiş olmasına rağmen idari anlamda gerçekleştirdikleriyle adı Gençlerbirliği ile özdeşleşen Orhan Şeref Apak bunlardan en önemlisidir. 1930'nardan başlayarak 1960'nı yıllara kadar süren uzun bir dönemde bazen yönetici, bazen teknik adam olarak kulübün pek çok sorunuyla ilgilenmiş, Gençlerbirliği karakterinin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynamıştır. Aynı Apak üç ayrı dönem üstlendiği federasyon başkanlığı görevi sırasında Türk futbolunun temel oluşum evresini tamamlanmasının mimarı olmuştur. Başta genç ve ümit milli takımların oluşturulması, 1. Milli Lig'nn ve 2. ve 3. Liglerin kurulması olmak üzere çok önemli projeler hayata geçirerek bir anlamda Türk futbolunun geleceğini inşa etmiştir.
Hasan Polat
Gençlerbirliği'nin şampiyon kadrosunda yer almış, forma giydiği uzun yıllar boyunca Gençlerbirliği'nin sahadaki oyun karakterini belirlemiş, Alkaralar gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından biri, sembol kaptan Hasan Polat Türk futbol tarihinin bir diğer önemli şahsiyetidir. Futbolculuğuyla olduğu kadar insanlığıyla da gençlere örnek teşkil etmiş Hasan Polat da iki dönem Futbol Federasyonu Başkanlığı yaparak Türk futbolunu hizmet etti. Meşhur Macaristan zaferi sırasında başkan oydu. Kazanılan zafer de en büyük pay onundu, çünkü Macaristan milli takımının ülkemize gelmesi için gereken paranın bulunması onun eseriydi. Bunun için zamanın Başbakanı Menderes'nen yardım isteyen Polat emeline ulaşıyordu. Ama 200 bin Türk lirasına ülkemize gelip maç yapmayı kabul eden Macarlar son anda vazgeçiyordu. Türk parasının acınası haline uyanmışlar alacaklarını artık dolar cinsinden talep etmekteydiler. Polat bir kez daha Menderes'nn makamına çıktı. Ve bugün bile hatırlanan bir zaferin perde arkasındaki mimarı oldu. 1970'neki ikinci başkanlık döneminde yabancı transferiyle ilgili önemli bir karar aldı Polat: Son üç senede kendi ülkesinin milli takımında oynamamış futbolcu Türkiye'ne gelemez.
Polat başkanlık yaptığı her iki dönemde de maçları yabancı hakemlerin yönetmesi geleneğini rafa kaldırmıştır. Yani Batı Almanya'naki 1974 Dünya Kupası'na bir Türk hakemin, Doğan Babacan'nn düdük çalması da Polat7ın icraatlerinin bir meyvesidir.
Halim Çorbalı
Üçüncü isim ise yine 40'nı yıllarda Gençlerbirliği forması giyen, sahadaki ele avuca sığmazlığıyla 'nırpır Halim'nlakabını alan Halim Çorbalı'nır. Çorbalı da futbolu hiç bırakmayanlar arasına katılacak, Futbol Federasyonu Asbaşkanı, 25 yıl Merkez Hakem Kurulu Asbaşkanı, 2,5 yıl Federasyon Başkanı ve 2 yıdan fazla bir süre de Amatör Futbol Kurulu Başkanı olarak hizmet edecektir Türk futboluna.
Futbol yöneticiliğinin duayeni: İlhan Cavcav
Bu isimlerin arasına yaşan bir efsanenin katılmasında hiçbir beis yoktur: İlhan Cavcav. Gençlerbirliği'nin son çeyrek asrına damgasını vuran, varolan Gençlerbirliği ruhunu ve karakterini tesisleşme, kurumsallaşma gibi maddi değerlerle zenginleştiren, kulübü güçlendirip kendi yağında kavrulan bir müessese haline getiren Cavcav, örnek teşkil edecek icraatlara imza atarak milli futbol endüstrimizi yol gösterici örneklerle donattı. Her şeyden önemlisi en ihtiyaç duyulan anda 'nünlük başarı yerine kalıcı olabilmenin peşine düşülmesi gerektiği'nanlayışını Türk futbolunun gündemine soktu.
Gençlerbirliği henüz istediği sportif başarılara ulaşamadı belki. Ama Alkaralar son dönemde yaşadıkları düşüşe rağmen geleceği güvence altındaki bir kulüp olma hüviyetini devam ettiriyorlar. En önemlisi üç büyükler için her zaman korkulu bir rakip olma özelliklerini sürdürmeleri hem taraftarlarını hem de diğer Anadolu takımlarına gönül vermiş futbol severleri sevindiriyor, yüreklendiriyor.
Bunlar arasına katılabilecek isimler elbette var, ama yerimiz hepsini anamayacak kadar dar. Yine de Sarı Kemal lakabıyla anılan, Kemal Kaya'nın isimin zikretmeden geçmeyelim.
Karanlık günler, Kupa Şampiyonlukları, Avrupa macerası, Süper lig üçüncülüğü
Bir başka Anadolu efsanesi Göztepe'nin başına gelen Gençlerbirliği'nin de başına geliyor ve 58 yıllık köklü kulüp 2. Lig'nen amatör kümeye düşüyordu. 1980-81 sezonuydu. Gençlerbirliği için en karanlık sezondu. Sonra Ali Cengiz oyunları dönmeye başlıyor, Gençlerbirlikli abiler devreye giriyor ve federasyondan yalnızca o sezona mahsus olmak üzere küme düşmenin kaldırılması kararı çıkıyordu. Resmi açıklamaya göre bu karar Spor Toto gelirleri düşünülerek alınmıştı.
1986-87 sezonunda ligde küme düşmeme mücadelesi veren bir takım olarak Federasyon Kupası'na uzanıyordu Gençlerbirliği. Şanslıydı çünkü finale gelene kadar karşısına hiçbir İstanbul büyüğü çıkmamıştı. Çeyrek finalde karşılaştığı Trabzonspor'n 1-0 ve 0-0'nık sonuçlarla kılpayı elemişti. Finalde ise rakibi ligi kendisinin hemen altında (13) bitiren Zonguldakspor oluyordu. Ankara'naki ilk maçı 5-1 kazanan Gençlerbirliği, Zonguldak'n turistik amaçlı gidiyordu artık.
2000-2001 sezonunda kazanılan Türkiye Kupası, rakipler göz önüne alındığında çok daha değerliydi. Yarı finalde Beşiktaş'n, finalde ise Fenerbahçe'ni eleme zevkini tadıyordu Gençlerbirliği. Tek maç üstünden eleme usülü yapılan maçlarda önce Beşiktaş'n penaltılarla 5-3 (normal süre 1-1), sonra da Fenerbahçe'ni yine penaltılarla 6-3 (normal süre 2-2) eliyor ve kupaya uzanıyordu.
Gençlerbirliği bu başarıların ardından açılan Avrupa kapısından geçiyordu geçmesine ama o kapının ardında tek bulduğu hüsran oluyordu. 2003-2004 sezonunda bu durum değişecekti ama. Bir önceki sezon 66 puanla üçüncü olan Gençlerbirliği aynı zamanda attığı 76 gole ligin en golcü takımı ünvanını da kazanıyordu. Koca sezon boyunca yalnızca bir kez yenilen şampiyon Beşiktaş'nan bile 13 gol daha fazla gol atarak başarıyorlardı bunu.
Bu üçüncülük bir kez daha açıyordu Avrupa kapısını Gençlerbirliği'ne. UEFA Kupası'nın ilk turunda bir İngiliz takımını geçiliyordu. Tugay Kerimoğlu'nun da forma giydiği Blackburn Rovers'n evinde Skoko ve Youla'nın(2) golleriyle 3-1 yenen Gençlerbirliği, rövanş maçında Mustafa Özkan'nn golü sayesinde rakibiyle 1-1 berabere kalarak 2. tura merhaba diyordu. 2. Turun ilkmaçında bugün Beşiktaşlı olarak tanıdığımız Tello'nun top koşturduğu Portekiz'nn Sporting Lizbon takımıyla Ankara'na 1-1 berabere kalmasına karşın, rövanşta adeta bir destan yazıyor ve Ali Tandoğan, Veysel ve Mustafa Özkan'nn golleriyle rakibini 3-0 yeniyordu. Sonraki turda İtalya'nın Parma takımıyla paylaşıyordu kozunu. İtalyan rakibini deplasmanda 1-0, Ankara'da 3-0 yenince 4. tura çıkmaya hak kazanıyor ve bu kez karşısında İspanyol Valencia'nı buluyordu Gençlerbirliği.
Alkaralar, Erkan ve Skoko'nun güzel oyunlarıyla öne çıktığı, Yanal'nn bildiğimiz çılgın hücum organizasyonları yerine sıkı bir 'nanakkale geçilmez'nfutbolu izlediğimiz Ankara'daki ilk maçı penaltı golüyle de olsa 1-0 kazanarak, kupayı kazanacak Valencia'nı o yıl yenen tek takım olma başarısını göstermiş oluyorlardı. Rafael Benitez bazı as oyuncularına bu maçta yer vermemiş olsa da 1-0, tüm Avrupa'nı şaşırtan cinsten bir neticeydi. Üstelik güçlü rakiplerini eleyemeseler de İspanya deplasmanında bu galibiyetin rastlantı olmadığını, gerçekten kolay lokma olmadığını bir kez daha kanıtlıyorlardı. Tam kadro Valencia rövanş maçının normal süresini güç bela 1-0 galip tamamlayıp umudunu uzatmalara bırakıyordu. Uzatmalarda ise umduğunu buluyor bir gol daha atıp temsilcimizi kupanın dışına itiyordu.
Ege Görgün, Goal.com
Ege Görgün'ün diğer yazıları için tıklayın...
Kaynakça: Ankara Rüzgarı / Gençlerbirliği Tarihi 'nTanıl Bora ve muhtelif
Gençlerbirliği'nin Türk futboluna sunduğu bazı isimler:
1. Ümit Özat
2. Ümit Karan
3. Ali Eren
4. Tarık Daşgün
5. Deniz Barış
6. Ergün Pembe
7. Metin Diyadin
8. Rahim Zafer
9. Erkan Sözeri
10. Okan Gedikali
11. Gökhan Gedikali
12. Serkan Balcı
13. İsmail Güldüren
14. Tolga DoÄŸantez
15. Kemalettin Şentürk
16. Cafer Aydın
17. Avni OkumuÅŸ
18. Engin Özdemir
19. Zeynel Soyuer
20. Abdullah Çevrim
Gençlerbirliği'nin akılda kalan yabancıları:
1. John Leshiba Moshoeu
2. Andre Kona
3. Donald Ace Kushe
4. Thomas Zdebel
5. Geremi Nijitap
6. Josip Skoko
7. Alfred Phiri
8. Clodio Hugo Zacarias
9. Suleyman Youla
10. Zlatko Krempotovic
11. Filip Daems
12. Fredrick Risp
EGE GÖRGÜN, Goal.com
Kaynak : www.goal.com
Önceki Haber
Sonraki Haber
| 28 Ocak | |
| 2024: Bodrumspor (D) 0-1 | |
| 2023: Pendikspor (D) 1-0 | |
| 2012: Antalyaspor (D) 2-2 | |
| 2008: Bursaspor (D) 1-2 | |
| 2004: Malatyaspor 1-0 | |
| 1996: Kocaelispor (D) 0-2 | |
| 1987: Zonguldakspor 5-1 | |
| 1973: Trabzonspor 1-0 | |
| 1961: İzmirspor (D) 0-0 | |
| * Skorlarda Gençlerbirliği evsahibi olarak gösterilmiştir. | |
| Arama Yap | |